yemek tarifleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yemek tarifleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Mart 2018 Cuma

Patatesli Gül Böreği Tarifi

Merhabalar,

Bu aralar gelen giden misafirimiz çok. Sağ olsun tüm arkadaşlarımız, yakınlarımız Ece'yi görmeye geliyor, mutluluğumuzu paylaşıyorlar. :) Ben de bu fırsatta misafirlerimiz için bir şeyler hazırlarken yeni tarifler de denemeye başladım. 

Aşağıdaki tarifi ilk defa denedim ve güzel oldu. Siz de misafirlerinize pratik bir şeyler yapmak isterseniz tavsiye ederim.



Patatesli Gül Böreği

5 adet yufka
2 büyük boy patates
2 soğan
1,5 çay bardağı sıvı yağ
Tuz
Karabiber 
Pul biber
Kuru nane
Kimyon
4 yemek kaşığı yoğurt
1 yumurta
İsteğe göre üzeri için susam ya da çörek otu

  • Öncelikle yumurta, yağ ve yoğurdu bir kasede karıştırıp hazırlıyoruz. 
  • Patates ve soğanı rendeleyip iyice suyunu sıktıktan sonra bir kaba alıyoruz. İçine istediğiniz baharatları ve biraz tuzu ekliyoruz. Harcımız hazır.
  • Yufkaları 4 eşit parçaya bölüyoruz ve 4 daire dilimi elde ediyoruz.
  • Bir fırça yardımıyla önce yağ karışımını her bir daire dilimine sürüp, sonra geniş kenarına patates harcından koyarak doluyoruz.
  • Elde ettiğimiz ruloyu bir ucundan sarmaya başlayıp halkalar şeklinde üst üste sarıyoruz.
  • Üzerine yağlı kağıt koyduğumuz tepsiye diziyoruz. Hepsini yerleştirince üzerine kalan yağlı karışımdan sürüp isterseniz susam isterseniz de çörek otu ile süsleyin.
  • 190-200 derece önceden ısıttığınız fırına koyup yaklaşık 30-40 dakika pişirin.
Afiyet olsun.










25 Ocak 2018 Perşembe

Fırında Sütlaç Tarifi

Merhabalar,

Şu sıralar doğum izninden dolayı evde olduğumdan dolayı yemek yemeye ve yapmaya sardım. Normalde işe giderken yemek yapmak hafta içleri biraz külfet geliyor. İşten dönüşte de malum yorgunluk. Yoksa yemek yapmak benim için keyifli bir aktivite. Ama zamanım ve enerjim olmalı. :)

Bu dönemde hep sütü günlük süt olarak sütçüden alıp bir kısmını yoğurt bir kısmını da içmek için kullandım. Bu sefer bir kısmını yoğurt bir kısmını da sütlaç yapayım dedim. 



Annem de eskiden, ben çocukken çok sütlaç yapardı. Mutfak tezgahının üzerinde 10-15 tane kase sıralı olurdu ve hepimiz keyifle yerdik. Ben düne kadar hayatımda daha önce hiç sütlaç yapmamıştım. İlkin şansına mıdır bilmiyorum ama çok lezzetli oldu. Hem malzemeleri basit, hem de yapılışı çok kolay bir tarif. Buyurun tarife:

Malzemeler:
  • 2 litre süt
  • 3 kaşık nişasta
  • 1 paket vanilya
  • 3/4 su bardağı şeker
  • 1/3 bardak pirinç
  • 1,5 bardak su
Yapılışı:

  • Öncelikle pirinçleri güzelce yıkayıp süzülür.
  • Bir tencereye 1,5 bardak suyu koyarak kaynatılır.
  • İçine pirinçleri atıp, biraz sulu kalıncaya kadar pişirilir.
  • Pirinçlerin suyu bitmeye yakın içine sütten yarım bardak ayırıp kalan sütün hepsi pirinçlerin üzerine dökülür.
  • Süt kaynamaya başladıktan sonra içine şeker, vanilya ve yarım bardak sütte eritilmiş nişasta dökülür. 
  • Karıştırılarak pişirilmeye devam edilir. Bir 10 dakika kaynadıktan sonra altı kapatılır.
  • Sütlaç fırında pişmeye uygun fırın kaplarına dökülür.
  • Fırın önden 200 derecede çift taraflı ısıtılır.
  • Fırın tepsisinin içine yarısına yakın su konulur ve üzerine de sütlaç kaseleri konularak en üstteki tepsi gözüne yerleştirilir.
  • 10-15 dakika civarında sütlacın üzeri yanmaya başladı benim denememde. İçeriden mis gibi bir şeker ve sütün yanma kokusu gelince zaten anlaşılıyor. 
Afiyet olsun!







7 Ocak 2018 Pazar

Kolay pizza tarifi

Onca zamandır yazamadım, bu aralar hem işte, hem de evde yapmam gerekenlerin listesi ile yaşıyorum. Neyse ki listeyi bu hafta bayağı azalttım, biraz kafam rahat. Burada hiç bahsetmemiştim, biz şu sıralar kızımızın doğumuna gün sayıyoruz. Mayıs ayında başlayan serüven ya bu ayın sonunda ya da Şubat başı gibi sona erecek ve en tatlı hediyesini kucağımıza almış olacağız. Sağlıkla gel Ece!

Bugün de hazır pizza yapmışken ve blogumda da bu tarifi paylaşmadığımı fark etmişken, tarifimi paylaşayım dedim.

Malzemeler:

Hamuru:
  • İnstant maya (Ben Dr Oetker'i kullanıyorum ama farklı markalarda da var.)
  • 2 bardak kadar ılık su (mayalanma ve yoğurma için)
  • 4 bardak un
  • Tuz
  • 1 çay bardağı zeytin yağı

Sosu:
  • Bir kaşık domates salçası
  • Kekik, pul biber, karabiber (isteğinize göre şekillendirebilirsiniz.)
  • Bir yemek kaşığı zeytinyağı
Üst malzemeleri:
  • Rendelenmiş kaşar peyniri (isteğe bağlı mozeralla, tulum peyniri, beyaz peynir vs. de kullanabilirsiniz.
  • Sucuk
  • Mantar
  • Konserve mısır
  • Zeytin
  • Biber
  • Bu listeyi nelere sevdiğinize göre çeşitlendirebilirsiniz. (Biz bir kere ton balıklı bile denedik. )

Yapılışı:

  • Öncelikle geniş bir kap içerisinde 4 bardak unu döküyoruz. 
  • Toz mayayı bir çay bardağına koyarak üzerine ılık suyu döküp güzelce karıştırıp erimesini sağlıyoruz. 
  • Kaptaki unun ortasına bir havuz açıp mayayı buraya döküyoruz.
  • Unun kenarlarına istediğimiz kadar tuzu ekliyoruz
  • Bir çay bardağı zeytin yağını da döküp hamuru azar azar ılık sudan ekleyerek yoğuruyoruz. Kulak memesi kıvamında bir hamur olana ve güzelce un-yağ-su karışana kadar yoğuruyoruz. 
  • Sonra ben üzerini ılık suda ıslattığım bir temiz bezle örtüp beklemeye alıyorum. Yaklaşık 15-20 dakika beklemesi yeterli oluyor ama kontrol amaçlı yumuşaklık ve kabarmasını kontrol edin. Bu sürenin sonunda hamur kabarmış ve yumuşamış olmalı.

  • Hamur beklerken, kaşarları rendeleyip; sucuk, biber, domates, mantar mevsimine göre ne kullanıyorsanız ince ince doğrayın. 
  • Bir çay bardağına bir yemek kaşığı salçayı içine baharatları ve zeytinyağını ekleyip bir miktar da ılık sudan ekleyerek karıştırın, yaklaşık yarım çay bardaklık karışım bir pizza için yeterli oluyor. Sosunuz hazır. Ben bu sefer evde yazın yaptığımız domates soslarından vardı, salça yerine onu kullandım.
  • Fırını 140-160 derece arasında ön ısıtma yapın.
  • Hamur hazırsa fırın tepsisine önce yağlı kağıdı serip sonra üzerine elinizle hamuru alıp, el ayanızla tepsiye doğru bastırarak homojen olarak açmaya çalışın.
  • Üzerine sosu ekleyin.
  • Malzemeleri de kaşardan başlayarak üzerine zevkinize göre dizin.
  • Fırında yaklaşık 20-30 dakika arası pişirmeniz yeterli, 20 dakikadan sonra üzerinin pişmesini kontrol edin. Kızarmaya başlarsa daha erken kapatabilirsiniz.
Afiyet olsun! Güzel güneşli bir Pazar gününün akşamı oldu, umarım keyifli bir hafta sonu geçirmişsinizdir ve yeni hafta da tüm güzellikleriyle gelir.

Sevgiler!








22 Ağustos 2016 Pazartesi

Paçanga Böreği Tarifi

Merhabalar,


Bu akşam annemleri yemeğe davet etmiştik. Hafta sonu gelen dostlarımıza yapmayı planlayarak paçanga böreği için malzeme almıştım, ama İskender'de yediğimiz iskenderler sonrası börek yiyecek bir yerimiz kalmadığı için hazırlayamamıştım. Bu akşam börek annemlere nasip oldu. 

İnternetten bir kaç siteden bakındım ama tava böreği gibi tarifler vardı, sonunda kendi böreğimi kendim tasarlamaya karar vererek başladım hazırlıklara. İşte size tarifi:

Malzemeler (4 kişilik)

  • 2 yufka
  • 1 kutu aç bitir pastırma 
  • 100 gram kaşar peynir
  • Biber (İnce biberlerden 7-8 adet)
  • Domates (3 adet) 
  • 1 yumurta
  • 1 tatlı kaşığı çörek otu(ben sevdiğim için kullandım, isterseniz susam kullanabilir ya da hiç kullanmayabilirsiniz.)
  • Kızartmalık yağ
  • Tuz
Öncelikle biber ve domatesleri yıkayıp, ince şekilde doğradım ve tavada az miktarda yağ ile güzelce kavurdum. İçine bir çay kaşığndan az  tuz koydum.  Biberler ve domatesler yumuşayıncaya kadar pişirip ocağı kapatıp soğumaya aldım. 

Sonrasında ilk yufkayı elimle önce ortadan 2'ye sonra kalan parçaları ortadan tekrar ikiye böldüm. (Yufkanın nem derecesine göre her zaman bıçakla kesmek iyi sonuç vermeyebiliyor. ) 

4'te birlik yufkaya pastırmadan bir dilim ve iki dilim kaşar koyup  içine de domates-biber karışımından ekleyip dikdörtgen şeklinde sardım. Kapanması için ucunu az miktarda suyla yapıştırdım. 

Tüm yufkalara aynı şeyi uyguladıktan sonra da bir kaba bir adet yumurtayı kırıp, bir tatlı kaşığı çörek otu atıp, içine biraz da çörek otlarının yapışmasını sağlamak için yağ atarak bir karışım oluşturdum. 

Tavaya kızartmalık yağ koyup biraz kızdırdım. Börekleri yumurtalı karışıma güzelce batırıp tavaya dizerek kızarttım. 

Erkan daha eve girerken "Bir şey çok güzel kokuyor." dedi. Yumurtalayıp kızartınca mis gibi oluyormuş hakikaten. Teyzemin kulakları çınlasın, o hep yumurtalı yapar börekleri. :)

Afiyet olsun, ellerinize sağlık buraya kadar uygulayıp yaptıysanız. Kesinlikle pratik bir tarif.

Güzel bir hafta olsun hepimize! Umudumuzu kaybedersek her şeyimizi kaybederiz. Ülkece yaşadığımız kötü günlerin geçmesini, bitmesini ve bir daha yaşanmamasını diliyorum. Televizyonlarda cenazeler, tecavüz haberleri, savaş görüntüleri değil, mutlu ve keyifli insanların, bilimde fende başarıların haberlerini göreceğimiz günlerimiz olsun!

Sevgiler,





  








2 Ağustos 2016 Salı

Yaz bitmeden: Ev yapımı içecekler!

Bugün 2 Ağustos, çok sevdiğimiz, özlemle beklediğimiz yaz son 1 ayına girdi. O kadar hasretle beklemişken şimdi ne kadar zaman zaman sıcaklardan şikayet etsem de yazın bitmesini istemiyorum, onu sımsıkı kucaklayıp bırakmamak istiyorum. 

Bu yaz blog yazmayı çok başaramadım, yazmayı planladığım çok şey vardı üstelik. İş-ev arasında gidip gelirken kendime bahane ürettim belki de. Ama bol bol da boş zamanım olmadı hiç. İş değişikliği yapmanın kötü tarafı izin hakkını kullanamamak sanırım. Son 3 yıldır yaz tatillerimde hep denizle buluşmam çok kısa oldu çeşitli sebeplerden. Bu sene de bunun sebebi iş değişikliği oldu. Ne yapalım artık, insan fırsatını kendi yaratırmış. Benim de yaratmam lazım demek ki!

Uzun lafın kısası yaz bitmeden hala yapacaklarımız var! Bu yaz benim en hoşuma giden şeylerden biri de yaptığım meyve suları oldu. Kola, Fanta gibi gazlı içeçekleri sevmemekle birlikte, hazır meyve sularının da fazlaca katkı maddesi taşıdığını düşünüyorum. Doğal beslenme adına da bu yaz pazardan vişne, erik alıp bol bol meyve suyu yaptım. İnanılmaz pratik olmanın yanında doğal ve serinletici olması da cezbedici taraflarından.

Vişne suyu tarifi:

Malzemeler:

1 kg vişne,
1,5 bardak şeker
2 litre su

Bu miktarları sevdiğiniz derişim oranına göre değiştirebilirsiniz ilk deneyimden sonra. Ben hava da sıcakken çok şekerli bir şey yapmak istemedim. Önce vişnelerin üzerine şekeri koyup yarım saat kadar dinlendirdim. Sonrasında da suyu ekleyip, şeker eriyene kadar karıştırıyoruz. Kaynadıktan sonra ise altını kapatıyoruz. Vişneleri süzüp suyu cam şişelere doldurup buzdolabında saklıyoruz. İşte bitti bile!

Bu arada çıkan vişne tanelerini ben blendırdan geçirip güllaç içinde kullandım ama muhallebi, kek vs. gibi bir çok yerde değerlendirebilirsiniz. Çocukluğumdan beri kafam hiç bir şeyi atmadan değerlendirme üzerine çalışıyor. :)

Benden bu gecelik bu kadar. Bilgisayar çok ısındı, kaçma vakti diye alarm veriyor. 
Sevgiler diliyorum herkese, mutlu ve umutlu bir sabaha uyanalım. 





  


30 Temmuz 2016 Cumartesi

Hafta sonu kahvaltısı için güzel bir fikir: Pişi!

Merhaba dostlar,


Temmuz ayının son hafta sonuna girdik bile, zaman uçup gidiyor resmen. Hafta içi sabahları evden 06:40 civarı çıktığımız için kahvaltı etme fırsatımız olmuyor. Erken kalktıysak eğer maksimum bir tost hazırlayabiliyorum ya da arada lor peynirli poğaça yapıyorum. Haftada sadece iki gün doğru dürüst kahvaltı yapabildiğimiz için de hafta sonu kahvaltılarını hazırlarken çok özeniyorum. Bu durum çoğu aile için aynı şekildedir herhalde. 

Bu hafta sonu da Bergama'dayken çok sık yaptığımız pişi, lokma ya da hamur kızartması gibi herkesin farklı adlandırdığı bizimse lokma dediğimiz çok lezzetli bir hamur işi yaptım. Bergama'da sokaklarda lokma hayır olarak dökülür. Bakarsın bir köşe başından lezzetli bir koku dolanıyordur, peşinden de kuyruk şeklinde lokma almayı bekleyen insanları ve başında kocaman bir kazanda lokma dökenleri görürsün. Hatta "Bergama'da sokakta kimse aç kalmaz." denir. İlla ki bir yerlerde lokma dağıtan birileri çıkar. Çok güzel bir paylaşım alışkanlığı. Özellikle ben küçükken annem çok yapardı, yanında peynir domates ve zeytinle löp löp götürürdük.

Gelelim benim tarifime, ben uzun zamandır instagramdan beğenerek takip ettiğim ve bir kaç yemek tarifini de denediğim "Kitchen in Red" tarifi ile lokmalarımı yaptım. Çok güzel bir yemek bloğu, adını henüz duymadıysanız bu linkten ulaşabilirsiniz.    

Malzemeler:
2.5 su bardağı un
1 paket kabartma tozu
1 çay kaşığı karbonat
1 yumurta (oda sıcaklığında)
1 bardak yoğurt (oda sıcaklığında)
Sıvı yağ

Öncelikle un, kabartma tozu ve karbonatı bir kaba döküyoruz. Unun hepsini bir kerede dökmeyin hamurun kıvamına göre ekleme yaparsınız. Yoğurdunuzun sululuk miktarına ve yumurta büyüklüğüne göre hamurun kıvamı değişebiliyor.

Üzerine yumurta ve yoğurdu ekleyip güzelce yoğurmaya başlayın. Elde etmeniz gereken hamur ele yapışmayacak kıvamda olmalı, ona göre un miktarını ayarlayabilirsiniz.

Hazırladığınız hamuru yaklaşık 15-20 dakika beklemeye bırakın, üzerini de ıslak bir bezle örtün. 

Bu arada derin bir tencerede ya da wok tavada 2-3 parmak olacak şekilde yağ dökün ve altını açıp yağı kızdırın.

Hamurunuzu 20 dakikanın sonunda 1 parmak kalınlığında oklava ile-ya da elle- açıp bir çay bardağı yardımıyla yuvarlaklar şeklinde kesin.

Kızmış yağa kesilmiş hamurları teker teker bırakın ve bir yanı güzelce kızarınca rengi kahverengimsi olunca-tersine çevirip diğer tarafını kızartın. 

O kadar çok heyecanlıydım ki lokma yiyeceğiz diye onların yağa koyunca kabarmalarını seyrederken inanılmaz mutlu oldum. (Kabarmasalardı çöp olabilirdi, onun korkusu vardı bir yandan da içimde.) Uzun zamandır yememişim, çok özlemişim. 

Afiyet olsun, artık lokmalarınız hazır. :) Oh mis!





22 Haziran 2016 Çarşamba

Tatlı bir kaçamak : Hindistan Cevizli Kurabiye Tarifi

Nasıl geçiyor günleriniz sıcaklarla ? Ben bugün oruç tutayım dedim ama susuzluğum hat safhada. Geriye kalmış şunun şurasında 8 buçuk saat. :) Annem ve babam bir aylığına Bursa'ya gelmişlerdi, bayrama hazırlık için döndüler maalesef. Çok alışmıştım burada olmalarına.  Onlar buradayken tatlı abur cubur sevdalısı anneme hazır şeyler yemesindense bir kurabiye yapayım demiştim. Markete gittiğimde özenle hazır gıdaları almaktan kaçıyorum. Ne yiyoruz belli değil, bir yığın kimyasal listesi var içindekilerde. Mümkünse, vaktim varsa kendim yapmayı tercih ediyorum.  

Fransa'dayken "Bon Maman" markasının Hindistan cevizli kurabiyelerini almıştım ve bayılmıştım. Tereyağlı, mis gibiydi. Ben de bu sebeple internetten araştırıp aşağıdaki tarifi buldum. Biraz değiştirip uyguladım. Sizinle de paylaşmayı istedim, bayağı başarılı oldular.

Malzemeler:
  • 200 gram tereyağı
  • 1 su bardağı pudra şekeri
  • 1 paket vanilin
  • 1 paket kabartma tozu
  • 3,5 su bardağı un
  • Aldığı kadar süt
  • 2 yumurta
  • 1 su bardağı Hindistan cevizi
Ben oda sıcaklığında tereyağını kullandım, ama tereyağı çok sertse onu tavada eritmekle başlayın. İçine bir yumurtanın tamamını, bir yumurtanın da sadece sarısını koyup beyazını saklayın. İçine pudra şekerini de atıp iyice karıştırın. Sonra vanilini ve unu atıp, üzerine kabartma tozunu dökün. 

İçine Hindistan cevizinin üçte birini atın. Tarifi bu kadara kadar uygulayınca benim hamurum kupkuru bir hamur oldu, sizin de başınıza aynı şey gelirse eğer ben çareyi süt eklemek de buldum, tarifin orjinalinde süt yok. Ama kurabieyeleri daha yumuşak da yaptı. :) Ceviz büyüklüğünde parçalar oluşturup onları önce yumurta beyazına sonrasında da kalan Hindistan cevizlerine batırıp yağladığınız tepsiye yerleştirin. 170 derece fırında yaklaşık 20 dakika pişirin. Pişerken üstünün renginin değişemeye başladığını gördüğünüzde çıkartabilirsiniz. Her fırının süreleri farklı olabiliyor. Afiyetle yiyin. Yaptıktan sonra yorumlarınızı benimle de paylaşırsanız çok sevinirim. Bizimkiler çok sevdi, umarım siz de beğenirsiniz.

Geleceğe umutla bakarak uyanacağımız günler dileğiyle








  

28 Nisan 2016 Perşembe

Ayşe'nin tiramisu tarifi

Merhabalar, 
Haftalar çok hızlı geçiyor. Perşembe oldu bile bakın yine. Salı akşamı hem tsm koruma vardı,  sonrasında da zarar zor tiyatroya yetiştik.  Nisan ayında Bursa Nilüfer Belediye'sinin Tiyatro Festivali oldu-bugün son günü.  Çok güzel oyunlar geldi. Biz bu hafta "Don Kişot'un bilinmedik serüvenine" geçen hafta da ablamlarla "Hamlet"'e gittik. Biletlerin çoğu satışa çıkar çıkmaz tükenmiş. İkisi de güzeldi ama "Hamlet" bence çok başarılıydı. Bu tiyatro festivali her iki sene de bir yapılıyormuş ama buradan ilgilenen duyuru halk her sene istiyor. :) 

Sözü uzatmadan tiramisuya gelelim: 
Size paylaşacağımı söylediğim tiramisuyu artık paylaşma vakti geldi.  

Malzemeler:
Kreması için:
1 yumurta
3 fincan toz şeker
3 fincan un
2.5 su bardağı süt 

Diğer malzemeler:
1 su bardağı ılık su
1 yemek kaşığı nescafe
1 yemek kaşığı Türk kahvesi
1 adet pastaban  (ben kakao sevmediğim için sade alıyorum.  )
1 paket labne peyniri

Yapılışı :
Öncelikle bir tencerede yumurta ve şekeri güzelce çırpın.  Sonrasında içine sütü ekleyin. Ocağın altını yakın ve içine unu atarak karıştırmaya devam edin.  Bir süre sonra yoğunlaşmaya başlayacak. Yoğunlaştığında altını kapatın biraz soğuduktan sonra da içine labne peynirini ekleyin ve homojen oluncaya kadar karıştırın. 

Pastabanın tabanını ılık suda erittiğiniz nescafeyle bir kaşık yardımıyla yeterince ıslatın. Ara kata kremanın  yarısını spatula ile düzelterek sürün. Sonra ıslatma işlemini üst parça için de yapın. Onu da alt kısmın üzerine kapatın ve son kalan kremayı tiramisunun üzerine ve yanlarına eşit olarak dağıtın.  Ben Türk kahveli olarak seviyorum tiramisuyu üzerine kakao yerine Türk kahvesini çay süzgeci ile her tarafına dağıtıp tiramisuyu bitiriyoruz. 

Sonra bir süre dolapta soğutup afiyetle yiyebilirsiniz. 
Ben en son babamın doğum gününde yaptım.  Çok pratik ve yapması yarım saati bulmuyor. Herkese denemesini tavsiye ediyorum.

Sevgiyle kalın,  hoşça kalın. 


Not: Bursa'da olan terör olaylarını şiddetle kınıyorum. İnsanların içine korkuyu salmaya çalışıyorlar.  İnsan nasıl bir zihniyetle canlı bomba olur, hem kendi hem başkalarının canına kıymaya kalkar? Aklım hayalim almıyor bunu. Aydınlık günler diliyorum hepimiz için, insanların birbirini öldürdüğü değil sahip çıktığı koruyup kolladığı bir dünya diliyorum. 







20 Eylül 2015 Pazar

Yaz sebzelerini saklamak

Ben semtlerde kurulan halk pazarlarını gezmeyi çok severim oldum olası. Esnaf kültürünün samimiyetine, birebir iletişimin sıcaklığına bayılırım. Ayrıca markette bulacağınız 3. kalite sebze ve meyvelerin en güzelini, en tazesini, en aromalısını ve çok daha fazla çeşidini pazarda bulabilirsiniz. Ama iş hayatına başladığımdan beri çok fazla şans yakalayamıyorum pazara gitmek için. Marketin çoğu zaman lezzetsiz, rengi solmuş sebzelerine kalıyoruz bu yüzden. Bu Cuma pazara gidebilme şansını yakaladım ve yine inanılmaz zevk alarak gezindim her sergiyi. Tabi ki ne zamandır istediğim sonbahar -kış için saklamalık sebze alışverişimi de yaptım.

Siz de kış için bir şeyler hazırlamak istiyorsanız, fikir vermesi açısından ben neler yaptım anlatayım:

Taze fasulye: 
Öncelikle taze fasulyeleri güzelce yıkadım. Sonrasında onları normal yemeklik doğradım.


Büyük ve derin bir tencere ihtiyacı olduğu için düdüklü tencerede 3/4'ünü su doldurarak kaynattım.
Taze fasulyeleri kaynayan suyun içerisine koyup 4 dakika kaynattım. (Bunu yaparken tahta kaşıkla arada karıştırdım.)


Son aşama olarak da içine buzdolabından soğuk su ve buz koyduğum büyük bir kapta taze fasulyeyi ocaktan alıp bu suya koyarak şokladım. Orada da 3-4 dakika tuttuktan sonra kurumaları için büyük bir bezin üzerine aldım. Oradan da paketleme aşamasına geçtim. Buzdolabı poşetlerine bir öğün bizim için yaklaşık 250 gram -2 kişi olduğu için ona göre poşetlere yerleştirdim. İçerlerine doğranmış taze organik tarla domatesleri de kesip koydum. Sonra da buzdolabının buzluğuna doğru yolculukları başladı. Dün evde resmen bir üretim süreci vardı ve bitirdikten sonra çok mutlu oldum! :)


Kırmızı biber & Patlıcan:
Kırmızı biber ve patlıcanları ayrı ayrı yıkayıp közledim. Kabuklarını soyarak onları da buzdolabı poşetlerine koydum.

Yeşil biber:
Yeşil biberleri normal yemeklik doğradım çoğu kısmını ve dondurucuya koydum. Bir kısmını da başlarını kesip ikiye bölüp dondurdum. Bu ikinci kısmı da et yemekleri yanında kızartmalık kullanacağım.

Kayınvalidem de Ankara'dan bir sürü menemenlik kavanoz biber-domates sosu getirmiş. Artık kış gelebilir, biz hazırız. :)

Sizin önerileriniz var mıdır, siz ne şekilde yaz sebzelerini-meyvelerini saklıyorsunuz? Her türlü pratik yöntemi denemeye hevesliyim, fikirlerinizi bekliyorum.

İyi hafta sonları!


  

14 Ağustos 2015 Cuma

Evde kumpir yapımı

Merhaba sevgili dostlar,

Evde kumpir yapmaya yeni döküm kapalı tava ile başladık. Öyle bir tava ki her derde deva, her yemeği yapmaya uygun neredeyse. Çok az yağla ya da yağsız bir çok şey pişirilebiliyor, etten tutun da sebzeye, hatta mısır patlatmaya kadar her şeyi yapabiliyorsunuz. Bu maharetli tava nasıl bir şey diye merak ederseniz internette bir benzerini buldum. 

Kumpir geçmişimin Ortaköy öncesi var mıydı hatırlamıyorum ama Ortaköy'de yaşamak benim için milat oldu diyebilirim. Ortaköy çoğumuzun bildiği itibariyle kumpir ve wafflecılarıyla meşhur. Ben de patates püresini de çok seven bir insan olarak kumpir müdavimi oldum. Dün de sevgili dostlarımız konuğumuzdu. Biz papatesleri közleyip, içleri hazırladık, herkes kendi kumpir tasarımını yaptı.


Malzemeler:

Büyük boy patates
Tereyağı
Kaşar peyniri
Konserve mısır
Konserve garnitür 
Yeşil ve siyah zeytin- ezme de olabilir
Kornişon turşu
Sosis
Acuka 
İsterseniz üzeri için mayonez ve ketçap
Közlenmiş kırmızı biber

Önce patatesleri güzelce yıkayıp kumlarından arındırın. Sonra onları alüminyum folyoya sarıp, evde böyle bir tavanız varsa tava ile değilse de fırına koyarak pişirin. Fırının önceden 180-200 derece ısıtılmasında yarar olur düşüncesindeyim. Tavada ben direkt koyup, ocağı açtım ama yaklaşık 1 saati aldı pişmesi. Pişip pişmediğini bıçak batırararak sertliğinden anlayabilirsiniz. Yumuşak olması gerekiyor. 

Piştikten sonra patatesi ortadan ikiye yarıp, kaşıkla içini püre haline getirin, bu sırada tereyağını eklerseniz daha kolay olur işlem. Sonrasında da kaşar peynirini rendeleyip içine atın. Burada her şeyi istediğiniz miktarlarda ekleyin çünkü damak zevki çok kişisel bir şey. Sosisleri ince doğrayıp, biraz yağ ve salçalı su ile pişirin. Kornişon turşuyu ince dilimleyin. Közlenmiş kırmızı biberi doğrayın. Tüm malzemeleri yerleştirin ve üzerine isteğe bağlı  ketçap ve mayonez koyarak servis edin.

İnanın evde yaptığınızın lezzeti, dışarıda yediklerinizle kıyaslanamaz.
Afiyet olsun!

Yeni masa örtü takımım da çok sevdiğim bir arkadaşımın hediyesi. Dün ilk defa kullandım ve çok sevdim. Masa örtüsü, peçetesi ve runnerıyla floral bir masa örtüsü takımı.






26 Temmuz 2015 Pazar

Gözleme Tarifi

Merhabalar,

Güzel bir hafta sonuna daha başladık. Hafta sonları en çok sevdiğim şey sabah kahvaltıları. Bu Cumartesi de evdeki zeytinyağlı patlıcan yemeği ve Ezine peynirini bozulmadan kurtarmak için gözleme yaptım. Hem de zeytin yağıyla kızarttım. Mis gibi oldu. 

Sizde evde yapmayı dilerseniz tarifi;

Bir avuç dolusu un= yaklaşık bir gözleme; buna göre istediğiniz miktarı belirleyebilirsiniz.
Kulak memesi kıvamına getirecek kadar su
Bir tatlı kaşığı tuz (eğer peynirli yapacaksanız tuzu azaltabilirsiniz.)

Un su tuz karıştırıp yoğurarak sonrasında mandalina büyüklüğünde bezeler oluşturun. Bunları da ben tava ölçüme göre ayarlayıp büyüterek içine de bir kısmına patlıcanlı iç, bir kısmına da Ezine peyniri, pul biber, karabiber karışımı koydum. Tavayı yağ ile ısıtıp gözlemeleri üzerine yerleştirip kızarttım.




Baharat takımlarım Happy Chef'i çok seviyorum. İnce bıyıklarından İtalyan olduğunu düşündüğüm "Happy Chef" amca yemek yapma sevgisini kocaman gülümsemesiyle anlatmış. Kırmızı mutfakta enerjik bir etki yaratıyor. 

Dala konmuş kuş şeklindeki tuzluk-karabiberliklerimi de English Home'dan yeni aldım. Beğendiyseniz siz de bu adresten benzerlerini bulabilirsiniz. Aynısı internet sitesinde yokmuş. Ben Yalova'dan almıştım. English Home'da dönemsel %50'lik indirimler de yapılıyor. Takip ederseniz istediğiniz şeyleri daha uygun fiyata da alabilirsiniz. Hoş, porselen ürünlerde %50 indirim olduğu zamanda indirimde olmayan ürünü beğenip alarak pazarlamacıları amacına ulaştıran bir tüketiciyim.


Ben de mutfağımın mutlu şefiyim. :)


Güzel bir hafta sonu olsun. Her zaman hayatınızda mutluluk yaratacak bir şeyler bulabilmenizi diliyorum.

Sevgiler,

Patatesli Gül Böreği Tarifi

Merhabalar, Bu aralar gelen giden misafirimiz çok. Sağ olsun tüm arkadaşlarımız, yakınlarımız Ece'yi görmeye geliyor, mutluluğumuzu...