içimden gelenler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
içimden gelenler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Mart 2018 Cuma

Anne ve anne adayları için android uygulaması önerileri

Merhabalar,

İki aydır ortalarda yoktum. Ece, tatlı kızımız, son blog yazımdan 6 gün sonra tam da doğum günümde dünyaya geldi. Doğum günü hediyem oldu bana! O anları hatırladıkça hep gözlerim doluyor, nasıl duygusal nasıl güzel bir olaymış doğum. İsteyen herkese nasip olur inşallah bu mutluluk. Son iki aydır da, Ece'yi büyütmekle, anneliği öğrenmekle geçiyor günlerim. Zor ama çok keyifli günler.

Bu blogta hep okuyucularımın işine yarayabilecek yazılar paylaşmaya çalışıyorum. Bu kapsamda bugün de kendim kullanıp da beğendiğim bebek ve bebek bakımı ile ilgili iki uygulama hakkında bilgi vermeyi istiyorum. Umarım sizin de işinize yarar.

Baby Center

Baby Center bebek beklediğiniz ilk andan itibaren kullanabileceğiniz bir uygulama. İçinde hem hafta hafta bebek gelişimi, hem sizin her hafta neler yaşıyor olabileceğiniz, bebekle ilgili aklınıza gelebilecek her sorunun cevabını makaleler ve videolarla paylaşıyorlar. Ebeveynlerin deneyim paylaşımları da ayrıca işinize çok yarayacak bilgiler içeriyor. Ben Ece'nin 5. haftadan itibaren gelişimini hep oradan takip ettim. Çocuğunuzun doğum tarihini girip hangi tarihte kaç haftalık olduğunu, doğuma kaç gününüz kaldığını hep oradan takip edebilirsiniz.
Ve bonus: 2 yaşına kadar doğumdan sonra da oradan gelişimini takip edebiliyorsunuz .  Anne forumları, bebek fotoğraf galerisi, hamilelik fotoğraf galerisi, boy kilo takip çizelgesi gibi içinde bir çok uygulama da mevcut.
Baby Center da hemen hemen aklınıza gelebilecek her soruya yanıt bulabilirsiniz, eğlenceli videoları ile bebek bakımı, hamilelik, doğum, bebek gelişimi gibi her konuda bilgilenebilirsiniz. Ben çok faydasını gördüm, şiddetle tavsiye ederim.



Bebek Bakımı

Bu uygulamayı hamileyken indirip sonra da hiç açmadan silmişim, ama sonrasında ne kadar yararlı bir uygulama olduğunu fark ettim, şimdilerde elim ayağım gibi, sürekli onunla yatıp kalkıyorum. 
Uygulamanın içerisinde beslenme, alt değiştirme, ilaç, kilo, aktivite, uyku gibi bebeğinizle ilgili her şeyi kaydedebileceğiniz bir sistem var. Ama benim sürekli kullandığım kısmı beslenme.

Ece doğduğunda ilk başta deftere hangi göğüsten kaç dakika emzirdiğimi yazıyordum, sonra telefonun note kısmına geçtim ama hiç biri verimli değildi. Ta ki, bunun bir uygulaması olmalı diye tekrar bebek bakımı programını keşfedene kadar. 

Bu uygulama ile hangi göğüsten kaç dakika emzirdiğinizi dakika olarak başlat, duraklat diyerek sayaçla takip edebiliyorsunuz, böylece bir sonraki sefer hangi göğüsten emzireceğinizi unutma ihtimaliniz kalmıyor. Hem bebeğinizin yeterince beslenip beslenmediğini de takip etmiş oluyorsunuz. Sürekli evde ve gece gündüz bebeğinizle ilgilenmeye geçen saatlerde zaten artık her şeyi unutmaya başladığınızı fark edeceksiniz siz de. Ondan bu uygulama benim için hayat kurtarıcı oldu.



Verdiğiniz ilaçları, doktor kontrollerini de yorumlarıyla beraber girebiliyorsunuz, ya da ateş takibini de buraya kaydedebiliyorsunuz. Artık defter zamanı ortadan kalmış cidden!


Aktiviteler de girilebiliyor, tercih size kalmış, ben hiç girmedim.


Bebeğin yeterli beslendiğinin önemli göstergelerin de biri de değiştirdiğiniz bebek bezi miktarı, bize doktor günde 4-6 arası bezini dolduruyor olması gerektiğini söylemişti. Ondan unutmazsam her bez değiştirdiğimde onları da giriyorum. Her şeyi düşünmüşler, ıslak, kirli, ikisi birden seçenekleri de var girerken.


Anne ve anne adaylarının hepsini tebrik ediyor, anne adaylarına sağlıkla bebeklerini kucaklarına almalarını annelere de güle güle büyütmelerini diliyorum.

Sevgiyle kalın,

Ayşe

23 Nisan 2017 Pazar

Bugün 23 Nisan, hep neşeyle doluyor insan!

Merhaba herkese,

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'mız kutlu olsun. 23 Nisan çocukluğumun en heyecanla beklediğim bayramlarındandı. Yürüyüşler, gösteriler, oyunlar, şarkılar ve en çok da şiirler hoşuma giderdi. 

Şimdide küçücük çocukların şiir okuyan sesleri beni inanılmaz mutlu ediyor. Aşağıdaki 23 Nisan marşını az söylememişizdir hepimiz.

Sanki her tarafta var bir düğün,
Çünkü en şerefli en mutlu gün
Bugün 23 Nisan
Hep neşeyle doluyor insan.

İşte bugün bir meclis kuruldu,
Sonra hemen padişah kovuldu.
Bugün 23 Nisan
Hep neşeyle doluyor insan

Bugün Atatürk'ten bir armağan
Yoksa tutsak olurduk sen inan
Bugün 23 Nisan
Hep neşeyle doluyor insan.

Atatürk'ün dünya çocuklarına armağan ettiği bu güzel günümüzü, ben de başta çocuklar olmak üzere, hepimiz için kutlu ve mutlu olmasını diliyorum.





16 Ağustos 2016 Salı

Dostluk


Bu aralar hayat hızlı akıyor, sürekli yetişecek, gidecek bir yerler var. Bu hafta sonu çok sevdiğim dostlarımın düğünleri vardı: 13/08 Cumartesi günü Balıkesir'de Duygu & Caner'in, 14/08'de de Bursa'da Ayşegül & Özgür'ün düğünleri oldu. İkisi de çok eğlenceli ve güzel geçti ve onlara ömürleri boyunca mutluluk ve aşklarının süreceği bir evlilik diliyorum. Canlarım benim! Ayrıca Duygu ve Caner'in Erkan'la ikimiz de nikah şahitleri olmaktan da inanılmaz mutluluk duyduk ve onurlandık. Hayatımda ilk defa nikah şahidi oldum ve buna layık görülmek de, bu kadar sevdiğim iki dostumun evliliğinin şahidi olmak da beni inanılmaz mutlu etti. Çok teşekkür ederim bize bu mutluluğu yaşattıkları için.
 
Pazar günü düğün öncesi liseden beri kopmadığımız can dostlarımdan Gülçin, eşi ve Ceyda abla bize geldiler. Çok vaktimiz olmasa da o kısacık zamanı birlikte paylaşmak beni çok mutlu etti.
 
Bir hafta sonuna bu kadar mutluluk sığdırmak ne güzel! Hayat, birlikte olmaktan mutluluk duyduğunuz, uzakta olsanız da, görüşemeseniz de küçük bir buluşmanın bile aradaki onca zamanı kapatabildiği dostlarla güzel. İyi ki varsınız, iyi ki hayatımızdasınız!


Bir kıvılcım düşer önce, büyür yavaş yavaş
Bir bakarsın volkan olmuş, yanmışsın arkadaş
Dolduramaz boşluğunu ne ana ne gardaş
Bu en güzel, bu en sıcak duygudur arkadaş

Ortak olmak her sevince, her derde, kedere
Ve yürümek ömür boyu, beraberce, el ele
Olmasın hiç o ta içten gülen gözlerde yaş
Bir gün gelip, ayrılsak bile seninle arkadaş
(Yollarımız ayrılsa bile seninle arkadaş)

Evet arkadaş; kim olduğumu, ne olduğumu
Nerden gelip, nereye gittiğimi sen öğrettin bana
Elimden tutup, karanlıktan aydınlığa sen çıkardın
Bana yürümeyi öğrettin yeniden
El ele ve daima ileriye
Bir gün.
Bir gün birbirimizden ayrı düşsek bile
Biliyorum, hiçbir zaman ayrı değil yollarımız
Ve aynı yolda yürüdükçe
Gün gelir ellerimiz yine dostça birleşir
Ayrılsak bile kopamayız






24 Mart 2016 Perşembe

Neler oluyor hayatta?

Bir süredir yazamıyorum,  yazmak içimden gelmiyor. İşten çıkıp eve geldiğimde Erkan eve gelene kadar haberlerde ne var ne yok diye bakıyorum.  Bakmasam bihaber olacağım ama son zamanlarda haberlere bakmak da beni depresyona sokuyor. Şaka gibi bir ülkede yaşıyoruz. Tabi bu ülkeyi bu hale getiren de biziz direkt ya da dolaylı yoldan. Hiç kimse bunu inkar edemez. Aslında herkes etkisinin farkına varsa ve bir şeyler yapsa belki bu kadar kötü bir gündemimiz olmayacak.

 İnsanlığımızdan korkuyorum canlı bomba haberlerini gördükçe. Nasıl bir zihniyettir bu? Nasıl bir vahşiliktir ? Masum insanların ölümüne sebep olmayı göze alacak kadar gözü dönmüşlük beni korkutuyor. Sadece terör de değil,  ülkemiz bu aralar üzücü haberler konusunda pek zengin maalesef. Kadın cinayetleri, çocuk istismarları ve bir Ali Ağaoğlu gafı var ki, akıllara zarar.  Gülsek mi ağlasak mı halimize belli değil.

Yazamadım uzun zamandır, içimde umutlarım kararmış. Ama herşeye inat , herkese inat yaşamak lazım. Hepimiz depresyona girip içimize kapansak, bizi kim kurtaracak bu durumdan ? Kimse! Bizim sessizliğimiz , her şeyi kabullenişimiz bize bunu yapanlara yanına kar bırakacaktır.  Hayır kardeşim,  her şeye inat yaşayacağız.  Her şeye inat umudumuz olacak ve doğru insan olmaktan ve doğru insanlar yetiştirmekten vazgeçmeyeceğiz.


Her gün doğumu bir umudu getirir yanında,  umut dolu günlerimiz olsun.
Çok sevdiğim bir söz var, Gandhi'nin yanılmıyorsam : "Dünyada görmek istediğimiz değişim olmalıyız.  "

Bahar geliyor, değişimin, dönüşümün mevsimi.  Hayatımıza da bunun yansıması dileğiyle.


24 Ocak 2016 Pazar

Yollarda iki hafta


  



Highway Outlet-Bolu

(Bolu-Ankara arasında hem alışveriş, hem yemek için durabileceğiniz güzel bir yer. Avrupa'nın en büyük outleti olarak tanıtılıyor.)



Bolu-Ankara Yolu (Bugün)

                                                  
                                       


Merhaba, nasıl geçti son iki haftanız? Yeni başlangıçlar yaptığınız şeyler oldu mu yeni yıl adına? Biz bu son iki haftada leyleği havada gördük. Geçtiğimiz hafta sonu Bergama'daydık, bu hafta sonu da Ankara'daydık. Yorucu oldu ama çok güzel geçti, ailelerimizi görmüş olduk, hasret giderdik. İki tarafta da doğum günü kutlamamı yaptık. :) Henüz doğum günüm gelmeden iki kutlama yapmış oldum, 27. yaşım bayağı şenlikli olacak herhalde. 

Bu hafta sonu hava sıcaklıkları tüm Türkiye genelinde düştü sanırım, kar içinde gittik ve döndük. Karda arabayı da mecburen daha yavaş sürdüğümüzden normal süresinden daha uzun sürdü yollar, gidiş dönüş 14 saat civarı oldu. Giderken akşam gittiğimizden kitap okuyamadım ama dönüşte fırsat bu fırsat daha önce başlayıp yarım bıraktığım Orhan Pamuk'un "Kafamda Bir Tuhaflık" romanına tekrar başladım. Artık hayatıma daha fazla kitap almayı istiyorum. Bitirdikçe de sizinle kitap hakkındaki fikirlerimi paylaşacağım.


Eve her dönüş ayrı bir mutluluk. İnsanın evi gibisi yok. 

Aşağıdaki son fotoğrafı da Üsküdar-Beşiktaş vapurunda son finalimden dönüşte çekmiştim.İstanbul'da gün batımına ba-yı-lı-yo-rum! Tüm derslerimi AA alıp geçmenin de yıllar sonra tekrar öğrenciliğime dönmenin de tadı hiç bir şeye benzemiyor tabi ki.

Hepinize iyi haftalar, tüm gün batımlarınız mutluluk ve huzurla olsun. 
Sevgiler,




7 Ocak 2016 Perşembe

Yeni yıl, yeni kararlar

Genelde hep yeni yıl nasıl yeni bir takvime başlangıçsa hayatımızda da yeni başlangıçlara vesile olsun isteriz. Çoğu zaman kendimiz için yeni kararlar alırız. Bunların bir kısmı gerçek olur, bir kısmı belki gelecek yıllara  kalır. Ama ne olursa olsun hayalleri gerçeğe  dönüştürmeye  çalışmaktan vazgeçmemek  lazım.  Aslında çoğu şey  beyinde bitiyor. Yapmaya kararlıysanız sizi kimse tutamaz. Zihnimiz ancak bizim koyduğumuz  sınırlarla sınırlanır.  Bu sebeple asla hayallerinizin izinden ayrılmayın ve onları gerçek yapın.

Ben de bu yıl artık hayatımda izlemek istediğim yolu ciddi anlamda çizmeye karar verdim. Son bir yıldır iş temposundan yapmak istediğim çoğu şeyi yapamadım. Tenis oynuyordum, bırakmak zorunda kaldım, blog yazmak - ya da yazı yazmak - hayatta en sevdiğim şeylerden biri ama çok az zaman bulabildim geçen sene. Aynı şekilde sıkı bir dergi takipçisi ve kitap okuyucusuydum, 2015'te çoğu şeyi rafa kaldırdım. 2015 başından itibaren hem yaşadığımız sağlık sorunları hem de zamansızlık, iş özel hayat dengesizliği sebebi ile beni mutsuz etti. Ondan bittiği için çok mutluyum hayatımdan bir yılı götürse de. Ve 2016'dan da çok umutluyum. Bu sene daha çok kendime zaman ayırmayı istiyorum önce. Çünkü gelişim önce insanın  kendini fark etmesi ile olur.

Bu yıla dair kararlarımdan biri de insanların dediklerine çok aldırmamak. Sevgili dostum Duygu'mun bana hediyesi bu 3 maymunun kulaklarını  kapatana çok manidar bir yılbaşı hediyesi oldu. :) Sen kendinin ne olduğunu ve yaptığını bildikten sonra başkalarının özellikle de seni yeterince tanımayan insanların ne dediğinin bir anlamı yok. Herkes kendi yol çizgisinden sorumludur. Ve bazen bilmek gerekir ki söz gümüşse sükut altındır. Rahmetli anneannemin hep söylediği bir sözmüş bu. Adaşım olarak ben de aynı şeyi tercih ediyorum.

Genelde hayatta karşılaştığımız  çoğu sorun empati yoksulluğun çıkıyor. Savaşlar,  kavgalar,  ölümler, anlaşmazlıklar,  uzun süren toplantılar... Ben bu konuda iyi bir noktada olduğumu  düşünüyorum.  Ama yine de 2016'da daha fazla empati yapmayı  ve daha fazla sosyal sorumluluk sahibi bir insan olmayı  diliyorum. 



Daha çok  dekorasyonla ilgilenmek istiyorum. Evle ilgilenmeyi çoktan  bıraktım gittim. Yılbaşı akşamı çalıştığım  için evde değildim ama yılbaşı  ağacı  kurmuştum önceden.  Yeni yıl öncesi evde yılbaşı dekorasyonu ile ilgili yazı  yazmayı istiyordum ama fotoğraflamak bu güne nasip oldu.




Yazacak daha çok şey var. Bugünlük bu kadar olsun. 2016 hepimiz için güzel bir yıl olsun. Değişim bir fikirle başlar. Sadece düşünmek için zaman ayırın ve kendi değerinizin farkında  olun.
İyi  akşamlar herkese.

2 Ocak 2016 Cumartesi

Yeni yıl, hoş geldin!

2015 çok iyi bir yıl olmadı hem kendim için, hem ülkemiz, hem de dünya için. Umarım 2016 yılı herkese sağlık, huzur, mutluluk, şans, aşk ve barışı getirir. 

İnsanların özüne, çocukluğundaki saflığına, merağına, herkese dostça davranma özelliğine, ırka, cinsiyete, dine ayrımcılık yapmadığı, hepsini bir tuttuğu zamanlara dönmesini diliyorum. 

Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki, her şey değerini kaybediyor. Doğaya, sanata, eğitime saygı duyan önem veren insanlar "marjinal" kalıyor. 

Öyle bir tüketim toplumu olduk ki, her an her şeyi tüketip bir kenara atıyoruz. Yeni yılda bir hafta içerisinde neler aldığınızı bir yere not edin. Bunların ne kadarını geri dönüştürdüğünüzü, ne kadarını kullandığınızı, ne kadarını ihtiyaca istinaden ne kadarını sırf almak için aldığınızı. Ben bunu yapmayı planlıyorum. Normalde evdeki plastik, cam, kağıt atıklarını geri dönüşüm için sürekli geri dönüşüm çöpüne atıyorum. O yüzden bir nebze içim rahat. Ama alıp da kullanmadığımız onca şey de yok mu? 


Bu akşam bir belgesel-film izledik Erkan'la. Aslında filmi çok özel seçmemiştim. Fransızca, Türkçe altyazılı bir film arıyordum ve IMDB puanını da 8.2 görünce "Le Sel De La Terre"- "The Salt of the Earth" 'ü izleyelim dedim. Film geçen sene çekilmiş ve Brezilyalı fotoğraf sanatçısı Sebastiao Salgado'nun hayat hikayesini anlatıyor. Hikaye ama herkesin izlemesi gereken bir hikaye. İnsana hayatı sorgulatıyor. 



Sebastiao eşi ile beraber sürekli dünyaya yaşadığımız gerçekleri göstermek için kıta kıta dolanıp savaşı, açlığı, işçilerin yaşadıklarını, yoksulluğu, doğayı fotoğraflıyor. Bununla da kalmıyor, Brezilya'da çocukluğunun geçtiği eskiden yemyeşil bir cennetken, kuraklıktan ormanların, hayvanların yok olduğu bir yerde biz bunu değiştirebiliriz diyerek bir mucize gerçekleştiriyor ve sonradan adı L'Instituto Terra olan binlerce ağaç diktikleri bir yer yaratıyorlar.

Biz ne yapıyoruz? Doğa için, insanlık için? Filmde savaşları, terörü gördükten sonra Sebastiao "İnsan dünyanın tuzudur, korkunç, yırtıcı bir hayvandır." diyor. 2015 de öyle bir yıl olarak geçti, ondan tüm dileklerim 2016'da insanların kalbinde ve beyninde bu zihniyetlerin değişmesi. Herkesin daha insanca şartlarda çalıştığı, bir yerde insanlar bolluk içinde yüzerken diğer tarafta açlık sınırındaki insanları da düşündüğü, tüketimin daha bilinçli, insanlığın daha büyük, savaşların, kavgaların olmadığı bir yıl olsun.

2016, iyi ki geldin, hoş geldin. Yeni başlangıçların yılı olman dileğiyle.  





3 Nisan 2015 Cuma

Bir ustamızı daha kaybettik: Hoşça kal Kayahan

Bugün 3 Nisan 2015  büyük besteci ve şarkıcı Kayahan'i kaybettik.  Hepimizin başı sağ olsun. Seni unutmayacağız.




Patatesli Gül Böreği Tarifi

Merhabalar, Bu aralar gelen giden misafirimiz çok. Sağ olsun tüm arkadaşlarımız, yakınlarımız Ece'yi görmeye geliyor, mutluluğumuzu...