19 Ocak 2017 Perşembe

Sağlıklı Yaşam

2017 yılı kişisel hedeflerimin başında sağlıklı bir yaşam tarzı geliyor. Artık 30'a da 2 kaldığına göre sağlıkla ilgili alışkanlıklara daha fazla dikkat etmek gerek. Siz de yeni yıl ile beraber kendinizin bir "refresh" butonuna basıp sağlıklı olmak istiyorsanız gelin ne yaparsak daha sağlıklı olurmuşuz beraber öğrenelim.

Health sitesine göre alkol, sigara, yeterli sebze ve meyve yememek ve egzersiz yapmamak sizi 12 yaş daha yaşlı gösterebilirmiş. Daha genç görünmek için bir sürü makyaj malzemesi, krem kullanmaya gerek yok demek ki. Temelde her şey doğamıza uygun olan şeyleri yapmaktan geçiyor. Kaç yaşında olursak olalım,  ister 10 ister 20 isterse 50 sağlıklı yaşam alışkanlıkları herkese lazım.

Aşırı yemeyin
Karnınızı tamamen doyurmak yanlış bir alışkanlık. Nedense bazen karnımız doysa, gözümüz doymuyor.

Sigara içmeyin
Sigara hakkında çok fazla bir şey demeye gerek yok, herkes ne kadar zararlı olduğunu biliyor. Sigarayı bırakıp sağlıklı bir hayat şansını kendinize hediye edin.

Egzersiz yapın
Ister sokağa parka çıkıp koşun, isterseniz bir fitness salonuna yazılın ama kararınız ne olursa olsun mutlaka günde en az yarım saat fiziksel aktivite yapın. 


Su için
Sağlıklı bir hayatın olmazsa olmazı günde en az 8 bardak ya da yaklaşık 2 litre su içmek.  Babam hep der, vücudumuzun çoğu su, su içmezsek böbreklerimiz bozulur. Araştırdım,  vücudumuzun %60'ı suymuş. Tabi kilo vermek için de bol bol su içmek öneriliyor. 

Iyi bir uyku
Uyku düzensizlikleri başta depresyon, dikkat bozukluğu gibi bir çok soruna sebep oluyor. Düzenli saatlerde yatıp kalkmaya dikkat edin.

Meditasyon

Meditasyon hem iç huzuru sağlıyor hem de mutluluk aşılıyor. Daha ne olsun ? YouTube 'u açıp bir kaç meditasyon videosu inceleyip, evde kendiniz de deneyebilirsiniz.

Sağlıklı beslenme 
Sağlıklı beslenmenin en temel kuralları mevsim sebze meyvelerinden yeterli miktarda tüketmek, abur cuburu kesmek. Mümkün  olduğunca endüstriyel ürünlerden ise doğal ürünleri tercih edin. Şu mevsimde portakal,  mandalina en büyük C vitamini depoları. İlaç kullanmak zorunda kalmadan taze meyve sebzelerle sağlığınızı güvence altına alın. 

Negatif insanlardan uzaklaşın
Çevrenizde sürekli felaket tellallığı yapan insanlardan uzak durun. Mutluluğun olduğu gibi, mutsuzluk da bulaşıcı. 

Derin nefes alma
Sıkıldığınızda, bunaldığınızda yerinizden kalkın ve hareket ederken derin nefes alın.  Bu zihninizi açmanızı ve negatif havayı dağıtmanıza yarayacaktır. 

Az ve sık yiyin. 
Açlık şekerinizin düşmesini beklemeden sağlıklı atıştırmalık bir şeyler yiyin ki, sonra gözünüz dönüp her türlü abur cuburu götürmeyin. 

Günlük tutun
Günlük tutmak insanın kendine verdiği sözleri, iç dünyasını ve güzel anılarını saklaması için güzel bir aktivite. Sağlıklı yaşam konusunda gelişmelerinizi de defterinizde takip edebilirsiniz.

Sevdiklerinizle fırsat buldukça bir araya gelin
İnsana en cok serotonin aşılayan şeylerin başında ailesi ve sevdikleri, dostları geliyor. Arkadaşlarınızla keyifle geçirdiğiniz bir saat bile o gün sizi tüm gün mutlu ve enerjik tutabilir.

Alışverişe listeyle çıkın 
Sağlıksız gıdaları evinize sokmamak için, alışverişe gitmeden mutlaka bir liste yapın ve o listenin dışına çıkmamaya çalışın.

Hobi edinin
Akıl, beden ve ruh sağlığınızı zinde tutmanızın yollarından biri de bir hobi edinip ona zaman ayırmaktır. Eğer böyle bir vaktiniz yoksa bile en azından müzik dinleyin. Müzik ruhun gerçekten gıdası. Veda ederken ben de size bir şarkı hediye ediyorum. Son yıllarda en çok sevdiğim ve beni en çok etkileyen şarkı herhalde, biraz da filminin bunda etkisi var. Unutursam Fısılda filminin Kenan Doğulu yapımı Hümeyra'nın derin ve etkileyici sesinden şarkısı: "Kirli beyaz kedi":






Kaynaklar: 

Health
The Sunday Chapter

2017 yılı sağlıklı ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları edindiğimiz bir yıl olsun!
Sevgiler,





25 Aralık 2016 Pazar

Fırında Palamut Tarifi

Merhaba, 
Bu hafta sonu bol dinlenmeli geçti, bir tek dün İhsaniye pazarına ve akşam da Merinos Kongre Merkezi'nde "Notre Dame de Paris" müzikaline gittik. Çok keyifliydi, şarkıları Türkçe'ye çevirmişler ama çeviriler gayet başarılıydı. Çok keyifli bir akşam oldu, hem de liseden çok sevdiğim bir dostum Nursen'le orada yıllar sonra karşılaştık. Bir taşla iki kuş! Çok mutlu oldum.

Cumartesi günleri çoğunlukla pazara gidiyoruz ve taze sebze meyve almaya çalışıyoruz. Balıkçılara da denk gelirsek, Cumartesi akşamları balık yemeği yapıyoruz. Dün de eşimle beraber fırında palamut yaptık. Sizinle de tarifi paylaşıyorum, çok lezzetli oldu:

Malzemeler - 3 kişilik
  • 1 adet büyük boy palamut
  • 2 orta boy patates
  • 1 adet sarımsak
  • İsteğe göre birkaç acı biber
  • 2 domates
  • 1 limon
  • Biberiye
  • Pul biber
  • Tuz
  • Kara biber 
  • Kekik

Hazırlanışı

Palamutları aldığımız yerde temizletmiştik, hazırlığa başlarken önce balıkları güzelce yıkadık. Yarım çorba kasesi zeytinyağı koyarak içine tuz ve baharatları ekleyip güzelce karıştırdık. Patatesleri yuvarlak şekilde keserek tepsinin altına dizdik. Balıkları yağ karışımına güzelce bulayıp üzerine yerleştirdik. Domates, biber, sarımsak ve limonu da üzerine dilimleyip kalan yağ karışımını üzerinde gezdirdik. 160 derece fırında 35-40 dakika kontrol ederek pişirdik. Sonuçlar aşağıdaki gibi. 😉 

Deneyen herkese afiyet olsun!
Yeni başlayan hafta umut, huzur ve güzel haberler getirsin.

Sevgiler,









24 Aralık 2016 Cumartesi

Adım Adım Yılbaşına Doğru-3

Evet o beklenen güne son 7 gün! Herkes evinde az ya da çok yılbaşı alışverişlerine, dekorasyonuna başladı.

Takip ettiğim Instagram hesaplarının çoğunda çok güzel yılbaşı dekorasyonları görüyorum. Tabi Hristiyanlar için yılbaşından önce kutlanacak bir Noel dönemi de var. Ondan Instagram görsel bir şölen olmuş durumda! Ben de yeni yıl dekorasyonu için size fikir vermeye devam ediyorum.




Eğer meraklıysanız evinizde bir farklılık yaratmak için yılbaşı ağacınızı dal parçaları, bir kaç yılbaşı süsü ve led ışıklı dekoratif bir aydınlatma ile yukarıdaki gibi kendiniz de tasarlayabilirsiniz. İnsana her zaman kendi yaptığı daha cana yakın, gözüne daha bir güzel görünüyor. Eviniz için bir şeyler yapmanın keyfini yaşayın.




Yılbaşında kokinanın kırmızı kırmızı topları pek bir güzel duruyor. Diğer renklerin arasından başlarını uzatıp hemen fark ediliyorlar. 



Odada bir odak merkezi belirleyerek dekorasyonu onun etrafında şekillendirebilirsiniz. Örneğin evinizde bir şömineniz varsa şöminenizi odak belirleyerek, onu güzel bir resim, ledli ışıklar, yılbaşı süsleri, geyik heykelleri gibi alternatiflerle süsleyerek odanıza girdiğinizde dikkati bu köşeye toplayabilirsiniz.



Sade bir dekorasyondan hoşlanıyorsanız bir yeni yıl ağacı da kafi, her şey sizin ne kadar ayrıntıları sevdiğinize bağlı. Yukarıdaki odada da her şey gayet sade, yalın ve ölçülü.









Koyu renk bir duvarınız varsa onu yeni yıl kutlamaları için kullanabilirsiniz! Üzerine ışıltılı renklerde istediğiniz notları-yeni yıl dileklerinizi asıp süsleyebilirsiniz! Renk kontrastı çok dikkat çekici olmamış mı?



Eğer çevremde bir çok dallı bir ağaç parçası bulabilseydim yukarıdaki fikri yapmayı istiyordum. İlla bir çam ağacı gidip almanıza gerek yok, bulabiliyorsanız bir ağaç dalını da süsleyebilir ya da evinizdeki bir bitkiyi de süsleyebilirsiniz.

Yeni yıl hazırlıklarınızın ve hafta sonunuzun keyifli geçmesini diliyorum. Dilerim en kısa zamanda milletçe yaşadığımız kötü olaylar, ölümler de son bulur. Daha aydınlık günlere uyanırız.

Sevgiler,








17 Aralık 2016 Cumartesi

Adım Adım Yılbaşına Doğru - 2

Merhabalar,

Yeni yıla son 2 hafta kaldı, bir yanda yeni bir yıla girecek olmanın heyecanı, diğer yanda yaşanan kötü olayların yarattığı karamsarlık ve üzüntü. Tüm duyguları bir arada yaşıyoruz. Ama her şeye rağmen umudumuzu, güzel günlerin gelecek olmasına olan inancımızı kaybetmemiz gerek. Umutsuz yaşanmaz.

Bugün küçük küçük evimizin salonundan yılbaşı dekorasyonumuzu paylaşacağım.

Annemin bana hediye ettiği üçlü izci mumlukları çok seviyorum. Altın rengi odaya pırıltı katıyor. Yeni yılın ışıltısını evinize taşımak için siz de bir kaç parlak aksesuarı evinizin farklı köşelerine koyabilirsiniz. Orta sehpa üzerinde pırıltılı mumlar, şamdanlar ya da örtüler şık duracaktır.




Çam ağacının ayaklarını Karamürsel'den taşınırken kaybetmişiz. Ondan alternatif çözüm olarak onu bir vazonun içine yerleştirdim. Çok düz durmuyor ama bu sebeple yılbaşı ağacımızı süslemekten vazgeçemezdim. 

Ağacı ve üzerindeki kırmızı süsleri IKEA'dan 2 yıl önce almıştık. 



Salondaki büfenin üzerinde kırmızının her tonu var. Çam ağaçlı şamdanları da Çiftlikköy'deki Özdilek'ten almıştım zamanında. Pırıl pırıl parıldıyor onlar da, özellikle de gece içinde mum yaktığımda. Siz de kırmızı beyaz tonlarında bir kaç küçük aksesuarla evinizin havasını bir anda yeni yıl ruhuna büründürebilirsiniz.




Evimizin önünde gerçek çamlar, içinde de yapay bir çamımız oldu. Perdeleri açınca (Aşağıdaki yan camdan görüneceği üzere) neredeyse elimizi uzatsak dokunacağımız mesafede de çam ağaçları var. Bu sebeple oturduğumuz evi ve semti çok seviyorum. Her yeri beton yığınına çevirmek yerine, sitelerin içinde yeşil alanlar bırakılmış. 




Nar: Kışın en güzel meyvelerinden birisi herhalde! Bereketin sembolü. Bu nar şeklindeki aksesuarları da zamanında Evmanya'dan almıştım. Karamürsel'de yaşarken internetten  çok fazla alışveriş yapıyordum. Arkadaki kırmızı taşlı gümüş şekerlik de annemin bana hediyesi. Ferforje fener de yine sevdiğim bir arkadaşımın bir kaç yıl önceki yılbaşı hediyesi.

Yılbaşının hediyeleşme kültürünü çok seviyorum. Hatırlıyorum, çocukluğumdan beri her yılbaşı öncesi hediyelerimi alır, süslü süslü okul defterlerinin kaplarıyla, rafyalarla değişik değişik paketler yapardım. Üstüne de not düşerdim: "Yeni yılın kutlu olsun annecim, nice güzel yıllara." Herkesin hediyesini bu notlarla bir diğerininkiyle karıştırmazdım. Sanırım artık o eski çocukluk heyecanım kalmadı. Hala seviyorum hediyeleşmeyi ama eskisi kadar özenli ve heyecanlı değilim artık. 


Bir zamanlar mum koleksiyonu yapıyordum, arkadaşlarımın, ailemin çoğundan da mum hediyesi almışımdır bu sebeple. Bu da o eski hediyelerimden birisi. Ablam almıştı yanılmıyorsam: Mum taşıyan kardan adam. O da yılbaşı süslerimin arasında baş köşeyi aldı. Ne güzel şeyler biriktirmişim bugüne kadar!




Evimiz her akşam bu soğukta, karda, yağmurda kendimizi zorla atıp, "Oh be, nihayet evime geldim." dediğimiz, sığındığımız bir yer. Onu dönmekten keyif duyduğumuz, düzenli, huzurlu bir yer haline getirmek de bizim elimizde. Bu hayata bir kere geldik, onu keyifli, güzel ve her anının keyfini çıkararak yaşamak lazım. 

Bu anlamda bir kaç küçük dokunuşla, evimizde geçirdiğimiz zamandan daha fazla keyif almamızı sağlayacak bir eve sahip olmak mümkün. Okuduğumuz kitaptan başımızı kaldırdığımızda gördüğümüz manzaranın yüzümüzü gülümsettiği bir eve sahip olmak... Sadece biraz emek, biraz sevgi lazım.
Bir sonraki yazıda görüşmek üzere,
Sevgiler!
Ayşe


Not: Bugün Beşiktaş'taki çelik kuvvete yapılan saldırıdan sonra, Kayseri'deki komando birliğinden çıkan askerlere yapılan saldırı haberleri ile yüreğimiz yandı. Allahtan ölen şehitlerimize rahmet, yaralılara da acil şifalar diliyorum. Ne olur buna bir çözüm bulunsun. Yollara daha fazla güvenlik kontrolü koymak mıdır çözüm, yoksa askerleri/polisleri ayrı ayrı araçlarla, ayrı ayrı zamanlarda bir yere göndermek midir bilmiyorum ama karar merciindeki herkesin bir an önce bu olayları engelleyici kararları almasını diliyorum.

Giden canlar geri gelmiyor, bu milletin daha fazla gencini, geleceğini kaybetmemesi için terörü durdurmalıyız. Bugün ona, yarın sana, öbür gün bana. Hepimizin başına gelebilir bunlar. Lütfen alışmayalım bu olaylara ve susmayalım!



14 Aralık 2016 Çarşamba

Kötü zamanlar

Yılbaşına yaklaşırken güzel şeyler yazmayı planlıyordum ama son haftalardaki gündem o kadar kötü haberlerle dolu ki, içimdekileri yazmayı istedim. 

Geçtiğimiz Cumartesi akşamı Beşiktaş-Bursa maçından sonra çelik kuvvet güçlerine yapılan terör saldırısında 44 genci kaybettik. Hepsi gencecik, daha hayatlarının baharında insanlar. İşine yeni başlamış, yeni çocuk sahibi olmuş, üniversitede okuyan, hayallerine henüz ulaşamamış. Aileleri cenazelerinde deli gibi olmuş, inanamıyorlar kaybettiklerine sevdiklerini. Göz yaşlarının hesabı yok. Yazık, çok yazık. İstanbul'un bu kadar merkezi bir yerinde kilolarca bomba dolu bir aracın fark edilememesi, bilinememesi o an ışıkta bekleyen arabadakilerin, otobüse binip evlerine dönmeyi bekleyen çelik kuvvet güçlerinin canına mal oldu. Yaşı, mesleği, görevi ne olursa olsun, senin, benim, onun amcası, abisi, ablası, kardeşi öldü. Hayalleri öldü, umutları öldü, geleceği öldü, gündüzleri, geceleri öldü. Evinde eşyaları en son bıraktığı gibi kaldı, yataklarında son kokusu, sevdiklerinin kulaklarında son söyledikleri. Bırakıp gittiler bizi birer melek olarak, bir daha dönmemek üzere.

Çok acı, çok fazla acı. Allah'tan yaralılara acil şifa, başta yakınları ve tüm sevdikleri olmak üzere hepimize baş sağlığı diliyorum. Bir daha böyle kara günleri yaşamayalım inşallah. 

Aynı şekilde komşu ülkemiz Suriye'de de bir insanlık dramı yaşanıyor. Kurtarılmak için yalvaran insanlar, her an bir bomba korkusuyla, bir kurşun korkusuyla yokluk içinde hayat mücadelesi veren insanlar. 

Dil, din, ırk, mezhep, cinsiyet değil, insanları birbirinden ayıran vicdan sahibi olup olmamaları gerçekten. Bir insan toplu katliam yapmayı nasıl bir ruh haliyle karar verir? Hiç bir sebep insan öldürmek için, ya da buna kast etmek için geçerli bir sebep olamaz. Şiddet şiddeti doğurur. Etki-tepki yasası her zaman ve her yerde geçerlidir.

Her gün kadına şiddet haberleri izliyoruz, kendinden fiziksel gücü az bir insana şiddet uygulamak neyi kanıtlar? Güç mü? Hayvanlar hayatta kalmak için birbirini öldürebilir ama biz akıl, benlik ve özgür seçim yapabilme yeteneği olan varlıklar olarak birini öldüremeyiz. 

Dünya üzerinde her gün fikirleri, istekleri birbirinden farklı oldukları için insanlar birbirini öldürüyor. Uzlaşmak bu kadar mı zor? Hoşgörü, tolerans, anlayış bu kadar mı zor? Hayır, halkımız cahili kabul etmiyorum! Okumakla insanın cehaleti gitmiyor. Cehalet ancak saf bir kalbe yani vicdana sahip olmakla ortadan kalkar. Doğruyu yanlışı ayırt edebilmeyle. Bu sebeple hepimize çok büyük pay düşüyor. Bunu gördüğümüz her çocuğa öğretmemiz lazım. Doğruyu, yanlışı ayırt etmeyi, insani değerleri. 

Önce "insan" olmamızın hakkını vermemiz lazım. Karşımızdakinin eğitim seviyesi bizden düşük diye küçümsememeli, onu da dinlemeli, anlamalı, insanları kötüyü seçmeye iten sebepleri bulup, bunları ortadan kaldırmalı, doğruyu sorularla buldurtmalıyız. Yoksa doğayı ve kendi türümüzü katlederek yavaş yavaş kendi sonumuzu getireceğiz. 

Hayır, ben ümitsiz değilim. Dünyada bunca şiddete rağmen, bizi sevgi ve hoşgörü kurtaracak. Yeter ki bizden farklı olanlara empati kurabilelim, farklarımızla birbirimizi kucaklayalım.

Umut insanın peyniri, ekmeği, yaşama sebebi. Bizim de iyi bir geleceğe dair umudumuzu kaybetmememiz, kenetlenmemiz lazım. Zaman birlik zamanı.

  

4 Aralık 2016 Pazar

Adım Adım Yılbaşına Doğru-1

Yılın en sevdiğim aylarından birine girdik: Aralık! Yaklaşan yeni yılın heyecanı, biten bir yılın muhasebesi, yeni dilekler, yeni umutlar ve yeni kararlar! Yenilenmek hayatın her evresinde ihtiyacımız olan bir şey ve yeni yıl da bunun için güzel bir zaman.

Yeni yıl için evde hazırlıklar yapmaya başladınız mı? Ben yavaş yavaş evi yılbaşı için dönüştürmeye başladım. Salondaki büfenin üzerinde ne var ne yoksa kaldırıp, çam ağaçlı, kırmızılı, kardan adamlı dekoratif süsleri, bibloları, mumlukları çıkardım. Henüz yılbaşı ağacı meydana çıkmadı ama belki ona da bugün el atarım. Evin kırmızı, yeşil ve parlak tonların hakim olduğu bir hale dönüşmesini seviyorum!

Size de ilham vermesi için bugün beğendiğim bir kaç yılbaşı dekorasyonu fikirlerini fotoğraflarla paylaşacağım. Sizin de ihtiyacınız olan bir şeyler olabilir.



Belli bir renk tonunu baz alarak dekorasyonunuzu onun etrafında tasarlayabilirsiniz. Örneğin mavi tonlarının hakim olduğu bir yılbaşı dekorasyonu düşünürseniz, yılbaşı ağacına mavi ve dore tonlarında süslemeler alabilirsiniz, mavi renkli fiyonklarla süslenmiş ağaç dallarını pencere ya da kapılarınıza asabilirsiniz. 

(Küçük bir not, yılbaşında süsleme için ağaç kesilmesine kesinlikle karşıyım, sadece budanmış dalların ya da plastik çam ağaçlarının kullanımını tavsiye ediyorum.)



Ben sadelikten yanayım diyorsanız, oturma odanızda bir tepsi içerisinde doğal renklerde mum, kozalak gibi bir kaç doğal malzemeyi birleştirip sade bir şıklık yaratabilirsiniz. 

Ben de bu sabah evi toparladıktan sonra kendime bir slogan buldum: "Less is the best!" "Daha az, en iyisidir!" Bunu yazıp evin muhtelif yerlerine asarak kendime evde sahip olduğum eşyaları kullanıp kullanmadığımı sorgulatıp kullanmadıklarımı geri dönüşüme ya da birilerinin ihtiyaçlarını karşılamak adına göndermek planındayım.




Kırmızı favori renklerimden birisi ve yılbaşı dekorasyonu için de çok yakışıyor. Kırmızı-beyaz fenerlerle masa üstünü ya da raflarınızı süsleyerek, yılbaşı akşamı ana ışıkları kapatıp yalnız yan ışıklar ve mumlarla geceyi geçirebilirsiniz. 



Bir üstteki resimdeki fikir benim çok hoşuma gitti. Sizde ne etki bıraktı? Kurumuş bir sarmaşık tipi bitki üzerine küçük yıldız ışıklar ve kolayca yapabileceğiniz bir kaç yıldız deseni ile evinize kendi imzanızı atabilirsiniz.




Kellaynan benim instagramdan da takip ettiğim bir blogger. Kendisi kesinlikle çok zevkli bir kadın ve zarafeti, gösterişi seviyor. Onun evine ait bu fotoğraftaki parlak kule fikri benim çok hoşuma gitti. Benzerini evde de yapabilmek mümkün, bir karton destek ve üzerine simli kaplama kağıtları ile kolayca yapabilirsiniz. Ya da isterseniz üzerini sim de kaplayabilirsiniz. Yapışkan simleri kırtasiyelerde bulmak mümkün. 



Yılbaşı ruhunu sadece oturma odası ya da salonla sınırlı tutmamak lazım. Bu dönemde yılda bir kere geliyor, keyfini çıkartmak lazım. Mutfaktaki beyaz dolaplara kırmızı kar taneleri pek bir yakışır. Satın almak, ya da bir DIY sitesinden yapmasını öğrenip kendiniz yapmak size kalmış. Ben kendim yapmayı her zaman daha zevkli buluyorum.




Son bir fotoğrafla bugünlük veda ediyorum ama merak etmeyin, yılbaşına kadar bu "Adım Adım Yılbaşına Doğru" serilerim devam edecek! 
Fikrimiz bol, evlerimiz huzurlu ve bizi yansıtan evler olsun.

Sevgiler, iyi pazarlar!

27 Kasım 2016 Pazar

Kış Dekorasyonu-2

Merhaba,

Dün güneşli bir cumartesiydi ama bugün hava yine kapalı. Kasım ayının son hafta sonundayız, Aralık kapıda. Evde kış dekorasyonu fikirlerine kaldığımız yerden devam edelim:

Kış mevsimine ekose desenleri, geyik, kar tanesi baskılı kırlentler, battaniyeler, halılar çok yakışıyor. Koltuğunuzun renklerine uygun bir kaç farklı desenli ya da baskılı kırlentle hızlı bir etki değişimi yaratabilirsiniz.



Evde kışın en pratik yapabileceğiniz dekoratif süslerden birisi de çam kozalaklarından yapılan süslerdir. İsterseniz dore ve altın renklerde boyayarak bir kapı süsü ya da vazolarınızın içini doldurmak için kullanabilirsiniz.  






Çam ağacı dallarından -plastik ya da budanmış çam dallarından- raf ya da masa süslemeleri kış ruhuna iyi gelebilir. 



Doğal renklerde aksesuarlar seçerek, orta sehpaya bir tepsi ya da hasır bir sepet içerisinde bakır bir kase içerisinde kurumuş çiçekler, mumlar ve okumak istediğiniz kitaplar koyarak bir odak noktası oluşturabilirsiniz. 

Hem bir sepet ya da tepsi kullanmanın güzel tarafı örneğin bir tabak, bardak koymak istediğinizde hemen tepsiyi başka bir yere kaldırıp sehpa üstünü hızlıca açabilirsiniz. 



Yıldız formlu masa örtüleri, ahşap süslemeler hepsi bu mevsimin etkilerini evinizde yaşamanızı sağlar. Siz sadece evinizi sevin ve ona zaman ayırın. Gerisi yaratıcılığınızla bu fikirleri evinize uygulamanıza bakar. 



Tavandan bir ışık kaynağı kullanmak yerine yan ışıklandırmalarla odayı destekleyip biraz loş, ama bölgesel olarak ışık ihtiyacınızı karşılayacak bir ortam yaratabilirsiniz.

En keyiflisi de kendimize sıcak ve keyifli bir köşe hazırlayıp sıcacık çay ya da kahvenin keyfine vararak kitap okumak, örgü örmek ya da sevdiğimiz başka bir hobimizle ilgilenmek herhalde.

Bir kış çocuğu olarak, sıcağı daha çok sevip, kışın hep hasta olsam da, kışın getirdiği bu güzellikleri, evde daha çok zaman geçirip kitap okumayı, film izlemeyi, evin köşe bucağını gezip bir şeyleri değiştirmeyi de seviyorum.

Evinizdeki kış değişiklikleri ile beraber, siz de hayatınızda neleri değiştirmeyi istediğinizi düşündünüz mü?

Güzel bir Pazar günü olsun !
Sevgiler,

Patatesli Gül Böreği Tarifi

Merhabalar, Bu aralar gelen giden misafirimiz çok. Sağ olsun tüm arkadaşlarımız, yakınlarımız Ece'yi görmeye geliyor, mutluluğumuzu...