19 Şubat 2017 Pazar

Kumaş ile evde değişim!

Merhabalar,

Kumaşlarla ve desenlerle aranız nasıl? Renk, motif ve doku farklılaştırarak evde hızlı değişiklik etkisi yaratabileceğiniz bir malzeme kumaş. Hem de çok farklı yerlerde karşımıza çıkıyor: kırlentler, koltuklar, yatak örtüleri, perdeler, masa örtüleri... Yani önünüzde sınırsız yaratıcılığınızı kullanabileceğiniz bir malzeme var.


Yastıklarda :



Örneğin soft renklere biraz geometrik desenler katarak çocuk odasında gözünüzü dinlendiren bir atmosfer yaratabilirsiniz. 

Masa örtülerinde:



Ya da arkadaşlarınız ya da ailenizi davet ettiğiniz bir yemekte, masa örtünüzü dekorasyonun bir parçası olarak kullanabilirsiniz. Masa örtülerinin o kadar değişik çeşitleri var ki...




Ekose desen ile retro bir dekorasyona var mısınız? Mutfakta kırmızı-beyaz bir masa örtüsü ve renkli retro aksesuarlar ile bu iş çok basit.

Yatak örtüleri, nevresim takımlarında: 


Renkli rüyalar görmek için rengarenk bir yatak örtüsü ve nevresim takımı güzel bir seçim olabilir. Güne başlar başlamaz ilk gördüğünüz şeylerden biri olduğuna bakarsak, yaratıcı ve güzel günlere uyanmak için neden olmasın?



Kasnaklarda ve panolarda:



Beğendiğiniz kumaşlardan kasnağa gerdirip duvar panosu yapmak da buna dahil!Özellikle dikiş yapan biriyseniz elinizde kalan parçaları atmaya kıyamazsanız böyle bir amaçla kullanmanız mümkün. Kumaş desenleri de artık bir sanat eseri olmaya başladı.



Perdelerde:


Perdeler de kumaşı evde en güzel gösteren yerlerden biri. Dekorasyonunuza uygun fark yaratacak bir perde seçimi evinizi çok farklı gösterebilecek güce sahip. 

Kafanızda fikirler oluştu mu? Siz evinizde nerelerde bu fikirleri kullanabilirsiniz?
Pazar gününün kalan kısmının keyifli geçmesi dileğiyle. Sevdiğiniz şeyleri yapmayı ertelemeyin.

Sevgiler,




8 Şubat 2017 Çarşamba

Hafta Ortasında İzlenebilecek Film Önerileri

Merhaba,
Son zamanlarda izlediğiniz ve sizi etkileyen filmler neler oldu?Biz son zamanlarda izlediğimiz iki  tane  filmi çok sevdik. Birisi animasyon, birisi de dram filmi. İzlemediyseniz tavsiye ederim.

İlki "Le Huitième Jour" ya da Türkçesi "8. gün". 1996 yılı Belçika yapımı bu filmde aslında sosyal bir konu işleniyor: Down sendromlu insanlara toplumun bakışı. Hikaye bir satış eğitmeninin (Harry) boşandıktan sonraki günlük hayatı ile başlıyor ve ilginç bir şekilde yolu Down sendromlu Georges ile kesişiyor. Birleşen hayatları ikisine de yeni şeyler öğretiyor. Kesinlikle farklı ve dersler veren bir film. Bazen güldürüp bazen de hüzünlendiren başarılı bir film. 

Süre: 118 dakika
Yönetmen: Jaco Van Dormeal
Orjinal Dil: Fransızca
IMDB Puanı: 7.6/10



Filmden de size güzel bir şarkı paylaşıyorum:



İkinci film de son zamanlarda bayağı kulaklarını çınlattığımız hayvan dostlarımıza ait bir film: "The Secret Life of Pets". 2016 yılı Amerikan filmi olan film şehirde yaşayan ve çalışan insanların hayvanlarının onlar evde yokken yaşadıklarını konu alıyor. Filmin tamamı boyunca dikkatiniz dağılmadan izleyeceğiniz, güldüren, düşündürten ve hayvan sevginizi arttıracak bir film. 



Süre: 87 dakika
Yönetmen: Chris Renaud
Orjinal Dil: İngilizce
IMDB Puanı: 6.6/10

Keyifle izlemeniz dileğiyle, sevgiler!

5 Şubat 2017 Pazar

Düzenli bir ev için 5 ipucu

Düzenli bir eve sahip olmak için neler yapıyorsunuz? Herkes kendi evinde kendince bir düzen ya da düzensizlik içinde yaşıyor ama bilimsel olarak düzenli olmak stresi azaltır, zamanı daha iyi kullanmanızı sağlar ve kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlar. Bu sebeple eğer düzen konusunda evde sorunlar yaşıyorsanız gelin en basit ipuçları ile neler yapabiliriz bakalım.

1.) Öncelikle evinizdeki her şeyin bir yeri olmalı ve bu yer ev üyelerinin tamamı tarafından biliniyor olmalı. (Sonradan bir şey ortada kaldığında kimsenin "Bunun yeri neresi bilmiyorum ki ben!" demesine de fırsat bırakmamış olursunuz.)




2.) Yer atamalarını yaptıktan sonra, en büyük düzensizlik kaynağının yerinde olmayan eşyalar olduğunu göreceksiniz. Kitaplığınızda olması gereken kitap yığını yatak odasından çıkıyor ya da dolapta olması gereken sırt çantaları giriş kapısının önünde yığın oluşturmuşsa yapmanız gereken şey sıra ile tüm odalarda olması gereken yerde olmayan her şeyi kendi yerlerine taşımak. Bunu alışkanlık haline getirip, bir odadan çıkarken o odaya ait olmayan bir şeyi her seferinde alıp yerine bırakırsanız sonunda her şey yerli yerine ulaşmış olur. 



3.) Eğer her şey yerli yerinde olmasına rağmen hala dolaplardaki eşyalar üzerinize gelmeye devam ediyorsa belki de sorun evde ihtiyacınız olandan fazla eşya saklıyor olmanızdan kaynaklı olabilir. Bunu çözmek için de bir değerlendirme yapın: Bu eşyayı son bir yıl içerisinde bir kez bile kullandınız mı? Cevap hayırsa muhtemelen gelecek bir yıl daha kullanmayacaksınız. O zaman kullanır durumdaysa satın ya da ihtiyacı olan birilerine verin. Birilerini bu vesileyle mutlu ediyor olmak sizi de mutlu edecek ve onca zamandır o eşyayı dolapta neden saklamışım diyeceksiniz. Tabi kullanmasanız bile aile yadigarı olan eşyalar da olabilir, onlara da farklı bir kullanım amacı bulmaya çalışın. 



4.) Akşam yatmadan önce son bir kez eve göz gezdirip düzenli şekilde bırakmaya gayret edin. Sabah dağınık bir evde bir yandan eşya aramaya çalışıp, bir yandan da işe yetişmeye çalışmak zor iş. 



5.) Belli aralıklarla eşyaların daha çok nerelerde toplandığını gözlemleyin. Eğer sizin belirlediğiniz yer yerine sürekli başka bir yerde toplanıyorsa, belki belirlediğiniz yeri değiştirip kullanım alanına daha yakın bir yerde yeni bir depolama alanına ihtiyacınız olabilir. Genelde en kullanışlı sonuçlar kullanıcı deneyimleri sonucu ortaya çıkan sonuçlardır, bunu da göz ardı etmeyin. Aynı şekilde eşyalarınızı da halen ihtiyacınız olup olmadığını, son kullanma tarihleri vs geçip geçmediğini de belli aralıklarla kontrol edin. Böylece gereksiz her şeyden evi rahatlatıp, sizin de evde daha rahat nefes almanızı sağlayacaktır.



Kaynak 1 / 2 / 3 / 4 / 5 

19 Ocak 2017 Perşembe

Sağlıklı Yaşam

2017 yılı kişisel hedeflerimin başında sağlıklı bir yaşam tarzı geliyor. Artık 30'a da 2 kaldığına göre sağlıkla ilgili alışkanlıklara daha fazla dikkat etmek gerek. Siz de yeni yıl ile beraber kendinizin bir "refresh" butonuna basıp sağlıklı olmak istiyorsanız gelin ne yaparsak daha sağlıklı olurmuşuz beraber öğrenelim.

Health sitesine göre alkol, sigara, yeterli sebze ve meyve yememek ve egzersiz yapmamak sizi 12 yaş daha yaşlı gösterebilirmiş. Daha genç görünmek için bir sürü makyaj malzemesi, krem kullanmaya gerek yok demek ki. Temelde her şey doğamıza uygun olan şeyleri yapmaktan geçiyor. Kaç yaşında olursak olalım,  ister 10 ister 20 isterse 50 sağlıklı yaşam alışkanlıkları herkese lazım.

Aşırı yemeyin
Karnınızı tamamen doyurmak yanlış bir alışkanlık. Nedense bazen karnımız doysa, gözümüz doymuyor.

Sigara içmeyin
Sigara hakkında çok fazla bir şey demeye gerek yok, herkes ne kadar zararlı olduğunu biliyor. Sigarayı bırakıp sağlıklı bir hayat şansını kendinize hediye edin.

Egzersiz yapın
Ister sokağa parka çıkıp koşun, isterseniz bir fitness salonuna yazılın ama kararınız ne olursa olsun mutlaka günde en az yarım saat fiziksel aktivite yapın. 


Su için
Sağlıklı bir hayatın olmazsa olmazı günde en az 8 bardak ya da yaklaşık 2 litre su içmek.  Babam hep der, vücudumuzun çoğu su, su içmezsek böbreklerimiz bozulur. Araştırdım,  vücudumuzun %60'ı suymuş. Tabi kilo vermek için de bol bol su içmek öneriliyor. 

Iyi bir uyku
Uyku düzensizlikleri başta depresyon, dikkat bozukluğu gibi bir çok soruna sebep oluyor. Düzenli saatlerde yatıp kalkmaya dikkat edin.

Meditasyon

Meditasyon hem iç huzuru sağlıyor hem de mutluluk aşılıyor. Daha ne olsun ? YouTube 'u açıp bir kaç meditasyon videosu inceleyip, evde kendiniz de deneyebilirsiniz.

Sağlıklı beslenme 
Sağlıklı beslenmenin en temel kuralları mevsim sebze meyvelerinden yeterli miktarda tüketmek, abur cuburu kesmek. Mümkün  olduğunca endüstriyel ürünlerden ise doğal ürünleri tercih edin. Şu mevsimde portakal,  mandalina en büyük C vitamini depoları. İlaç kullanmak zorunda kalmadan taze meyve sebzelerle sağlığınızı güvence altına alın. 

Negatif insanlardan uzaklaşın
Çevrenizde sürekli felaket tellallığı yapan insanlardan uzak durun. Mutluluğun olduğu gibi, mutsuzluk da bulaşıcı. 

Derin nefes alma
Sıkıldığınızda, bunaldığınızda yerinizden kalkın ve hareket ederken derin nefes alın.  Bu zihninizi açmanızı ve negatif havayı dağıtmanıza yarayacaktır. 

Az ve sık yiyin. 
Açlık şekerinizin düşmesini beklemeden sağlıklı atıştırmalık bir şeyler yiyin ki, sonra gözünüz dönüp her türlü abur cuburu götürmeyin. 

Günlük tutun
Günlük tutmak insanın kendine verdiği sözleri, iç dünyasını ve güzel anılarını saklaması için güzel bir aktivite. Sağlıklı yaşam konusunda gelişmelerinizi de defterinizde takip edebilirsiniz.

Sevdiklerinizle fırsat buldukça bir araya gelin
İnsana en cok serotonin aşılayan şeylerin başında ailesi ve sevdikleri, dostları geliyor. Arkadaşlarınızla keyifle geçirdiğiniz bir saat bile o gün sizi tüm gün mutlu ve enerjik tutabilir.

Alışverişe listeyle çıkın 
Sağlıksız gıdaları evinize sokmamak için, alışverişe gitmeden mutlaka bir liste yapın ve o listenin dışına çıkmamaya çalışın.

Hobi edinin
Akıl, beden ve ruh sağlığınızı zinde tutmanızın yollarından biri de bir hobi edinip ona zaman ayırmaktır. Eğer böyle bir vaktiniz yoksa bile en azından müzik dinleyin. Müzik ruhun gerçekten gıdası. Veda ederken ben de size bir şarkı hediye ediyorum. Son yıllarda en çok sevdiğim ve beni en çok etkileyen şarkı herhalde, biraz da filminin bunda etkisi var. Unutursam Fısılda filminin Kenan Doğulu yapımı Hümeyra'nın derin ve etkileyici sesinden şarkısı: "Kirli beyaz kedi":






Kaynaklar: 

Health
The Sunday Chapter

2017 yılı sağlıklı ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları edindiğimiz bir yıl olsun!
Sevgiler,





25 Aralık 2016 Pazar

Fırında Palamut Tarifi

Merhaba, 
Bu hafta sonu bol dinlenmeli geçti, bir tek dün İhsaniye pazarına ve akşam da Merinos Kongre Merkezi'nde "Notre Dame de Paris" müzikaline gittik. Çok keyifliydi, şarkıları Türkçe'ye çevirmişler ama çeviriler gayet başarılıydı. Çok keyifli bir akşam oldu, hem de liseden çok sevdiğim bir dostum Nursen'le orada yıllar sonra karşılaştık. Bir taşla iki kuş! Çok mutlu oldum.

Cumartesi günleri çoğunlukla pazara gidiyoruz ve taze sebze meyve almaya çalışıyoruz. Balıkçılara da denk gelirsek, Cumartesi akşamları balık yemeği yapıyoruz. Dün de eşimle beraber fırında palamut yaptık. Sizinle de tarifi paylaşıyorum, çok lezzetli oldu:

Malzemeler - 3 kişilik
  • 1 adet büyük boy palamut
  • 2 orta boy patates
  • 1 adet sarımsak
  • İsteğe göre birkaç acı biber
  • 2 domates
  • 1 limon
  • Biberiye
  • Pul biber
  • Tuz
  • Kara biber 
  • Kekik

Hazırlanışı

Palamutları aldığımız yerde temizletmiştik, hazırlığa başlarken önce balıkları güzelce yıkadık. Yarım çorba kasesi zeytinyağı koyarak içine tuz ve baharatları ekleyip güzelce karıştırdık. Patatesleri yuvarlak şekilde keserek tepsinin altına dizdik. Balıkları yağ karışımına güzelce bulayıp üzerine yerleştirdik. Domates, biber, sarımsak ve limonu da üzerine dilimleyip kalan yağ karışımını üzerinde gezdirdik. 160 derece fırında 35-40 dakika kontrol ederek pişirdik. Sonuçlar aşağıdaki gibi. 😉 

Deneyen herkese afiyet olsun!
Yeni başlayan hafta umut, huzur ve güzel haberler getirsin.

Sevgiler,









24 Aralık 2016 Cumartesi

Adım Adım Yılbaşına Doğru-3

Evet o beklenen güne son 7 gün! Herkes evinde az ya da çok yılbaşı alışverişlerine, dekorasyonuna başladı.

Takip ettiğim Instagram hesaplarının çoğunda çok güzel yılbaşı dekorasyonları görüyorum. Tabi Hristiyanlar için yılbaşından önce kutlanacak bir Noel dönemi de var. Ondan Instagram görsel bir şölen olmuş durumda! Ben de yeni yıl dekorasyonu için size fikir vermeye devam ediyorum.




Eğer meraklıysanız evinizde bir farklılık yaratmak için yılbaşı ağacınızı dal parçaları, bir kaç yılbaşı süsü ve led ışıklı dekoratif bir aydınlatma ile yukarıdaki gibi kendiniz de tasarlayabilirsiniz. İnsana her zaman kendi yaptığı daha cana yakın, gözüne daha bir güzel görünüyor. Eviniz için bir şeyler yapmanın keyfini yaşayın.




Yılbaşında kokinanın kırmızı kırmızı topları pek bir güzel duruyor. Diğer renklerin arasından başlarını uzatıp hemen fark ediliyorlar. 



Odada bir odak merkezi belirleyerek dekorasyonu onun etrafında şekillendirebilirsiniz. Örneğin evinizde bir şömineniz varsa şöminenizi odak belirleyerek, onu güzel bir resim, ledli ışıklar, yılbaşı süsleri, geyik heykelleri gibi alternatiflerle süsleyerek odanıza girdiğinizde dikkati bu köşeye toplayabilirsiniz.



Sade bir dekorasyondan hoşlanıyorsanız bir yeni yıl ağacı da kafi, her şey sizin ne kadar ayrıntıları sevdiğinize bağlı. Yukarıdaki odada da her şey gayet sade, yalın ve ölçülü.









Koyu renk bir duvarınız varsa onu yeni yıl kutlamaları için kullanabilirsiniz! Üzerine ışıltılı renklerde istediğiniz notları-yeni yıl dileklerinizi asıp süsleyebilirsiniz! Renk kontrastı çok dikkat çekici olmamış mı?



Eğer çevremde bir çok dallı bir ağaç parçası bulabilseydim yukarıdaki fikri yapmayı istiyordum. İlla bir çam ağacı gidip almanıza gerek yok, bulabiliyorsanız bir ağaç dalını da süsleyebilir ya da evinizdeki bir bitkiyi de süsleyebilirsiniz.

Yeni yıl hazırlıklarınızın ve hafta sonunuzun keyifli geçmesini diliyorum. Dilerim en kısa zamanda milletçe yaşadığımız kötü olaylar, ölümler de son bulur. Daha aydınlık günlere uyanırız.

Sevgiler,








17 Aralık 2016 Cumartesi

Adım Adım Yılbaşına Doğru - 2

Merhabalar,

Yeni yıla son 2 hafta kaldı, bir yanda yeni bir yıla girecek olmanın heyecanı, diğer yanda yaşanan kötü olayların yarattığı karamsarlık ve üzüntü. Tüm duyguları bir arada yaşıyoruz. Ama her şeye rağmen umudumuzu, güzel günlerin gelecek olmasına olan inancımızı kaybetmemiz gerek. Umutsuz yaşanmaz.

Bugün küçük küçük evimizin salonundan yılbaşı dekorasyonumuzu paylaşacağım.

Annemin bana hediye ettiği üçlü izci mumlukları çok seviyorum. Altın rengi odaya pırıltı katıyor. Yeni yılın ışıltısını evinize taşımak için siz de bir kaç parlak aksesuarı evinizin farklı köşelerine koyabilirsiniz. Orta sehpa üzerinde pırıltılı mumlar, şamdanlar ya da örtüler şık duracaktır.




Çam ağacının ayaklarını Karamürsel'den taşınırken kaybetmişiz. Ondan alternatif çözüm olarak onu bir vazonun içine yerleştirdim. Çok düz durmuyor ama bu sebeple yılbaşı ağacımızı süslemekten vazgeçemezdim. 

Ağacı ve üzerindeki kırmızı süsleri IKEA'dan 2 yıl önce almıştık. 



Salondaki büfenin üzerinde kırmızının her tonu var. Çam ağaçlı şamdanları da Çiftlikköy'deki Özdilek'ten almıştım zamanında. Pırıl pırıl parıldıyor onlar da, özellikle de gece içinde mum yaktığımda. Siz de kırmızı beyaz tonlarında bir kaç küçük aksesuarla evinizin havasını bir anda yeni yıl ruhuna büründürebilirsiniz.




Evimizin önünde gerçek çamlar, içinde de yapay bir çamımız oldu. Perdeleri açınca (Aşağıdaki yan camdan görüneceği üzere) neredeyse elimizi uzatsak dokunacağımız mesafede de çam ağaçları var. Bu sebeple oturduğumuz evi ve semti çok seviyorum. Her yeri beton yığınına çevirmek yerine, sitelerin içinde yeşil alanlar bırakılmış. 




Nar: Kışın en güzel meyvelerinden birisi herhalde! Bereketin sembolü. Bu nar şeklindeki aksesuarları da zamanında Evmanya'dan almıştım. Karamürsel'de yaşarken internetten  çok fazla alışveriş yapıyordum. Arkadaki kırmızı taşlı gümüş şekerlik de annemin bana hediyesi. Ferforje fener de yine sevdiğim bir arkadaşımın bir kaç yıl önceki yılbaşı hediyesi.

Yılbaşının hediyeleşme kültürünü çok seviyorum. Hatırlıyorum, çocukluğumdan beri her yılbaşı öncesi hediyelerimi alır, süslü süslü okul defterlerinin kaplarıyla, rafyalarla değişik değişik paketler yapardım. Üstüne de not düşerdim: "Yeni yılın kutlu olsun annecim, nice güzel yıllara." Herkesin hediyesini bu notlarla bir diğerininkiyle karıştırmazdım. Sanırım artık o eski çocukluk heyecanım kalmadı. Hala seviyorum hediyeleşmeyi ama eskisi kadar özenli ve heyecanlı değilim artık. 


Bir zamanlar mum koleksiyonu yapıyordum, arkadaşlarımın, ailemin çoğundan da mum hediyesi almışımdır bu sebeple. Bu da o eski hediyelerimden birisi. Ablam almıştı yanılmıyorsam: Mum taşıyan kardan adam. O da yılbaşı süslerimin arasında baş köşeyi aldı. Ne güzel şeyler biriktirmişim bugüne kadar!




Evimiz her akşam bu soğukta, karda, yağmurda kendimizi zorla atıp, "Oh be, nihayet evime geldim." dediğimiz, sığındığımız bir yer. Onu dönmekten keyif duyduğumuz, düzenli, huzurlu bir yer haline getirmek de bizim elimizde. Bu hayata bir kere geldik, onu keyifli, güzel ve her anının keyfini çıkararak yaşamak lazım. 

Bu anlamda bir kaç küçük dokunuşla, evimizde geçirdiğimiz zamandan daha fazla keyif almamızı sağlayacak bir eve sahip olmak mümkün. Okuduğumuz kitaptan başımızı kaldırdığımızda gördüğümüz manzaranın yüzümüzü gülümsettiği bir eve sahip olmak... Sadece biraz emek, biraz sevgi lazım.
Bir sonraki yazıda görüşmek üzere,
Sevgiler!
Ayşe


Not: Bugün Beşiktaş'taki çelik kuvvete yapılan saldırıdan sonra, Kayseri'deki komando birliğinden çıkan askerlere yapılan saldırı haberleri ile yüreğimiz yandı. Allahtan ölen şehitlerimize rahmet, yaralılara da acil şifalar diliyorum. Ne olur buna bir çözüm bulunsun. Yollara daha fazla güvenlik kontrolü koymak mıdır çözüm, yoksa askerleri/polisleri ayrı ayrı araçlarla, ayrı ayrı zamanlarda bir yere göndermek midir bilmiyorum ama karar merciindeki herkesin bir an önce bu olayları engelleyici kararları almasını diliyorum.

Giden canlar geri gelmiyor, bu milletin daha fazla gencini, geleceğini kaybetmemesi için terörü durdurmalıyız. Bugün ona, yarın sana, öbür gün bana. Hepimizin başına gelebilir bunlar. Lütfen alışmayalım bu olaylara ve susmayalım!



Patatesli Gül Böreği Tarifi

Merhabalar, Bu aralar gelen giden misafirimiz çok. Sağ olsun tüm arkadaşlarımız, yakınlarımız Ece'yi görmeye geliyor, mutluluğumuzu...