21 Eylül 2017 Perşembe

Eylül, yeni başlangıçların zamanı

Eylül aylarını oldum olası çok severim. Okulun başlangıç dönemi olmasının yanında genelde hayatımızda da yeni başlangıçlara yer açtığımız bir dönem olmuştur. Yazlıkçıların yazlıklarından dönüp şehir hayatına yeniden alışmaya çalıştığı ya da tatilden dönüş sonrası iş hayatına adaptasyon kurma zamanıdır Eylül. Keyiflidir, havalar biraz serinledikçe, "Oh be, iyi ki sonbahar geldi." dedirten aydır. 

Bu Eylül'ü bayramla beraber karşıladık. Sevdiklerimizle, keyifle geçirilen bir tatilin ardından herkes yavaş yavaş evlerine döndü. Şimdi evimizde ve hayatımızda yeniden düzenli ve organize olma zamanı.



Source: Simply Organized

Evde daha düzenli olmanın yolları peki nereden geçiyor? Öncelikle sadeleşmek lazım. Bazen gerçekten ihtiyacımız olup olmadığını düşünmeden sırf o an hoşumuza gitti diye bir yığın gereksiz şey alıyoruz. Sonra bir gün gelir de kullanırım diye de yıllarca bir köşede bekletiyoruz. Sonuç: Ya hiç bir zaman kullanmıyoruz, ya da senede bir iki kez kullanıyoruz. Ev de içinden çıkılmaz bir hal alıyor.


Source: Mrs Meyers

Açın çekmeceleri, dolapları bakın bir neyi ne kadar kullanıyorsunuz. Neler çekmece derinliklerinde aylardır dokunulmadı? Neleri ihtiyaç sahiplerine verebilirsiniz? Hem paylaşmanın karşılığında tadacağınız mutluluk da cabası. 


Source: Brit.co

Şimdi geriye kalanlar için de her şeye belirli bir yer belirleyin. Örneğin ev ile ilgili evraklar, hobi malzemeleri, kitaplar, ortalıkta dağılıp da karmaşa yaratabilecek her şeye bir yer belirleyin. Bunun için de adım adım ihtiyaçlarınızı belirleyerek organizerlar, evrak çantaları, sepetler alabilirsiniz.

Son olarak da iş düzenli tutmaya geliyor. Bunun için de ne kadar zor olsa da, aldığınız her şeyi geriye yerine bırakmaya çalışın. Zor geliyorsa da en kötü akşam yatmadan önce eşyaları ait oldukları yerlere bırakın. Ya da odadan başka odaya geçerken o odaya ait olmayan eşyaları çıkartın ve yerlerine bırakın. Çöpe atılması gereken bir şey varsa da direkt götürüp atın. 


Source: Brit.co

Benim de Eylül ayı ile beraber ev ile ilgili hedeflerimden birisi sadeleşmek, fazlalıklardan arınmak. Bunu başarabilince ev nefes almaya başlıyor. Temizlik ya da toplama gibi işler daha az zaman alıyor ve geriye kalan zaman tamamen size kalıyor. Eşyalara değil, kendinize vakit ayırın. O zamanlarda da sevdiğiniz aktivitelerle doldurun. Mutluluk garantili. 

Son olarak: Kolay mı olacak? Hayır! Değer mi ? Kesinlikle evet!


Source: Pinterest

Sevgiler ve şimdiden mutlu bir Cuma olsun! Happy Friday!

21 Ağustos 2017 Pazartesi

Evde doğanın izleri

Hayatı çoğunlukla bir koşturma halinde yaşıyoruz, haftalar başlayıp bitiyor biz anlamadan. Sürekli aklımızda yapılacak işler listesi, hayata yetişme peşindeyiz. Az zamanda çok işler yapabilme derdindeyiz, bazen ne kadar yorulduğumuzu da önemsemeden. İş ev arasında gidip gelirken de şehir hayatının getirdiği beton yığınları arasında yaşıyoruz çoğunlukla. Fırsat buldukça da kendimizi yeşil alanlara atmaya çalışıyoruz. Tatilde, hafta sonlarında oksijeni içimize bol bol çekmek istiyoruz.

Aslında doğayı evimizde, her akşam iş çıkışı kendimizi biraz huzur ve dinginlik bulmak için attığımız yerde de yaşayabiliriz. Kendimizi az zamanlarda tadılmış mutluluklardan ise, daha uzun zamanlarda yaşamak bize bağlı. Gelin biraz ilham alacak fotoğrafları inceleyelim.


Doğanın renklerini eve taşımak güzel bir adım olabilir. Hazır önümüz sonbahar, çimen yeşili ve toprak tonlarını bir kaç parça eşyaya taşımak güzel bir fikir olabilir.



Yeşili sev, doğayı koru. Ağaç dikemiyorsan da evinde bir kaç saksı bitki yetiştirmek doğa için bir adımdır. Küçük küçük adımlar da sevgiyi arttırır. 


Doğayı eve getiremezseniz de, hayallerinizi eve getirebilirsiniz. Bir orman manzaralı duvar kağıdı, odanızı bir anda serin ormanların havasına büründürebilir. 



Tellere çamaşır değil, bu sefer çiçek asabiliriz. Çalışma masasının etrafında inanılmaz ilham ve huzur verici bir ortam yaratılabilir.


Böyle bir evde yaşamak da çoğu kişinin hayallerinde değil mi?


Tüm resimler kaynak: Pinterest

Güzelliklerle dolu bir hafta olsun. Ben de artık tatile son iki sayıyorum, yeşili ve doğayı bir arada bulacağımız bir yere gitmeyi planlıyoruz bakalım, umarım güzel olur. :)

Sevgiler!

7 Ağustos 2017 Pazartesi

Yeme içme: Tavacı Recep Usta

Ben bu aralar arayı hepten açtım. Aklımda yazacak bir yığın konu vardı ama sıcaklardan mıdır bilmiyorum, bilgisayar başına geçesim gelmedi. Bu arada Ağustos'un ilk haftasını da bitirmiş olduk. Çoğunluk tatillere gitti döndü, kimileri hala tatil planlarında. Biz de son gruptanız. Ama fırsatını buldukça hafta sonlarını değerlendirmeye çalışıyoruz.

Bir önceki hafta sonu çok sevdiğimiz dostlarımız Duygu ve Caner'i ziyarete İzmir'e gittik. Çok keyifli bir hafta sonu oldu her şeyiyle. Hem hasret giderdik, hem de beraber İzmir turu yaptık. Burada hem yemek lezzetine, hem de mekanın güzelliğine, çalışanlarının inceliğine hayran kaldığım bu restoranla henüz tanışmadıysanız sizi de tanıştırmak isterim: "Tavacı Recep Usta".

"Tavacı Recep Usta" normalde İzmir dışında da bir çok ilde şubeleri olan (Ankara, İstanbul, Bursa, Mersin, Diyarbakır, Konya) meşhur bir et restoranı. Bu restoran bir çok şiirlere, filmlere konu olacak kadar efsane bir yer olmuş zamanla. Alsancak sahildeki şubesi zarif bir binaydı. Girişten itibaren her yerde bir çok ünlü ismin fotoğraflarının yanında mekanın ve sahibinin eski resimleri sizi karşılıyor. 


Recep Usta, aslen Diyarbakırlı, yemekleri sevildikçe önce Ankara'dan başlamak üzere yeni şubeler açmaya başlıyor. Kuzu tavası, kaburga dolması gibi et yemekleri en meşhurları. Yemeklerin lezzetlerine, garsonların ilgisi ve mekanın şık ağırlığı eklenince mekanın başarısı daha da artıyor. İzmir'deki şube beyaz bir ahşap bina ile yanındaki tuğla kaplı yüksek bir binanın arasında kalan bir sokak havasında ağaçlar altında nezih bir yemek yiyormuşsunuz havası veren bir mekandı. 



Siz ısmarlamadan masanıza güzel bir salata ve diğer yerlerdekinden farklı bir ezme geliyor. Arkasından haşlama içli köfte ve kıymalı patlıcan dolması (tadı enfesti!) teker teker tabağınıza bırakılıyor. Biz saç tava ve karışık kebap söyledik. Kuzu tava etleri iri iri doğranıp tereyağı ile kavrulmuş, kebap da şehriyeli pilavın yanında Adana, tavuk, kemikli kaburga et, sote etler ile iki kişilik dense de gayet büyük bir tabaktı. 




Yanına söylediğimiz ayran da geniş bir bakır kap içinde ve bir kaşıkla ikram ediliyor. Hazır bir içecek alırsanız bu kebapların yanında yazık olur, ayranının tadına bakın derim. Siz tabağınızdakini bitirdikçe hemen yeni servis geliyor. Baklava ve dondurmalı irmik tatlısını da hemen yemeğin üzerine ikram ediyorlar. 



Bizimle ilgilenen garson bey de çok işinin ehli, ne dediğimizi çok dikkatli dinleyen bir beydi, ayrıca takdir ettim. 

Sözün özü, yolunuz düşerse bir "Tavacı Recep Usta'ya" gidin derim. Ama sakın rezervasyon yaptırmayı unutmayın, bayağı dolu bir mekan.

Sevgiler,


16 Temmuz 2017 Pazar

Balkonda yaz havası!

Merhabalar!

Yaz nasıl geçiyor sizde? Tatile gidip bronzlaşıp dönenlerden misiniz, yoksa hala tatil hayaliyle iş yerinde tatile gün sayanlardan mı? Bir deniz kenarında sahil kasabasına gitmek kesinlikle ruha iyi geliyor, ama gidemeseniz de evinizde yaz aylarını daha keyifli ve daha serin geçirmenin bir yöntemi var: Balkon!

Biz havalar sıcaklaşmaya başladığından beri balkonda yemek yemeye başladık. Hafta sonları kahvaltıdan başlayıp tüm gün güneşi alma durumuna göre balkondayız. Hatta bugün öğleden sonra ön balkona güneş vurduğu için arka balkonu da kullanıma açtık. Peki, balkonda keyifli saatler geçirmek için ne gibi dekorasyon önerileri verebilirim:

  •  Öncelikle üzerinde hem yemek yiyebileceğiniz, hem de gerektiğinde evin içinde sıcaktan bunaldığınızda dışarıda hobilerinizi yapabileceğiniz, bir tavla atabileceğiniz uygun bir masa balkonun olmazsa olmazı. Dış mekana özel daha dayanıklı, çam, ladin gibi malzemelerden yapılmış bir masa tercih edilebilir.


Kaynak: Pinterest

  • Masamızı seçtikten sonra tüm gün sırtımız, belimiz ağrımadan keyifle oturacağımız bir sandalye takımı ve/veya güzel bir sedir/koltuk köşe takımı da olmazsa olmaz. İşi abartıp ben keyfime düşkünüm diyerek yeterli alanınız varsa hamak tercihini de aklınızda bulundurabilirsiniz.


Kaynak: Pinterest


Kaynak: Pinterest
  • Eğer bütçem yok derseniz de eski paletleri üst üste koyup üstüne de bir minder ve yastık ayarlayıp tamamen kendi eseriniz bir köşe de yaratabilirsiniz.

Kaynak: Pinterest

  • Balkonunuzda çiçeklere yer açın. İsterseniz, balkondan dışarı sallanan saksılarda, alanınız varsa da direkt saksıları balkonun içine yerleştirip yeşil köşeler yaratın. Ben bitki bakamam, kuruturum diye de almaktan kaçınırsanız yapay bitkiler de sizin ihtiyacınız karşılayabilir. 

Kaynak: Pinterest


Kaynak: Pinterest

  • Aksesuarlar da tabi ki işin tuzu biberi. Değişik formlardaki şamdanlar, rüzgar gülleri, gittiğiniz yerlerden hatıra aldığınız objelerle balkonda bir ev havası yaratmak mümkün.

Kaynak: Pinterest


Bu fotoğraflar fikir verme konusunda yardımcı olacaktır, ama siz kendi balkonunuzun özelliklerini, büyüklüğünü, ışık alma derecesini de göz önünde bulundurarak kendinize uygun çözümler türetebilirsiniz. Koçtaş ve İkea'nın balkon ve bahçe ürünleri kısmına bakmanızı da tavsiye ederim.

Sevgiler, iyi Pazarlar!

6 Mayıs 2017 Cumartesi

Gezelim Görelim: Beypazarı

Ankara'ya yolunuz düşerse ve değişik, tarihi bir semt görmek isterseniz yolunuzu Beypazarı'na çevirebilirsiniz. Beypazarı, Ankara'nın merkezine 100 km uzaklıktaki bir ilçesi.

Beypazarı ismini o bölgede yaşayan tımarlı sipahi beyine ithafen "Bey", ticari bir merkez olarak o zamanlarda faal bir yer olduğu için de "Pazar" ile birleştirilerek almıştır.




Burası tarihi ahşap evleri, havucu, "Beypazarı" sodası ve el işi ürünleriyle meşhur. Şehir merkezine girmeden kocaman bir Beypazarı soda şişesi karşılıyor sizi bir çeşmenin üzerinde. 




Şehir merkezine adım atar atmaz ise kocaman bir havuç heykeli. Bu heykeli hak etmek için Beypazarı toprakları Türkiye'nin havuç ihtiyacının %60'ını karşılıyormuş. Isırdığınız havuç  belki de Beypazarı'ndandır sizin de. 




Evlerinin tarihi koruyor olması, günümüzdeki  "Kentsel Dönüşüm" çılgınlığında her gün devrilen, yok olan evlerin acısının yanında biraz rahatlatıyor yüreğimizi. Bir yerlerde tarihin korunuyor olduğunu bilmek bir nebze içimizi rahatlatıyor. 

"Pazar" diye günümüzde kurulan yer, upuzun sokak boyunca çeşitli el işi sergileri, "Beypazarı kurusu" denilen kurutulmuş ekmekler, kekik, nane, tarhana, erişte, salça gibi kadınların kendi yaptıkları ürünleri sattığı sergilerle iki yanınızı sarıyor. 




Bu arada eski han ve evleri de kafelere dönüştürdükleri yerler var. Ama burada da tarihe saygılı mekanlar kurulmuş. İçleri o günlere ait sedirler, yastıklar, kilimler, kap kacaklarla doluydu. Her yanı tarih kokuyor buram buram. Sanki bir anda onlarca yıl öncesine gitmiş gibi hissediyorsunuz nerede olduğunuzu unutup.


Beypazarı keyifli ve sıcak insanlarla dolu bir şehir. Yaşayan Müze de çok beğendiğim yerlerden biri oldu. Her bir odasında farklı hikayelerin anlatıldığı gerçekten yaşayan bir müze. Ebru yapımı, kurşun döktürme, tahta baskı, el yapımı oyuncaklar, gölge oyunu gibi Anadolu geleneklerini bu müzede yaşatıyorlar. Dilerseniz siz de kurşun döktürüp kem gözlerden kendinizi uzakta tutabilir, dilediğiniz renklerde bir ebru çalışması yapabilirsiniz. Hem de sizi harika masallar da bekliyor orada.




Beypazarı'ndaki kadınların üretime ve aile ekonomisine katkı vermesi de ayrıca takdir ettiğim şeylerden birisi oldu. Sergilerde ve dükkanlarda çok az erkek gördüm. Hep kadınlar kendi yaptıklarını satıyorlar ve inanılmaz bir kadın dayanışması var. Beypazarı bana görmek istediğim bir şehri sundu her şeyiyle. Hem nostaljik yapısı hem de sıcak insanlarıyla kesinlikle gidilesi bir yer. Size de tavsiye ederim. 


Sevgiler


Kaynak :

23 Nisan 2017 Pazar

Bugün 23 Nisan, hep neşeyle doluyor insan!

Merhaba herkese,

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'mız kutlu olsun. 23 Nisan çocukluğumun en heyecanla beklediğim bayramlarındandı. Yürüyüşler, gösteriler, oyunlar, şarkılar ve en çok da şiirler hoşuma giderdi. 

Şimdide küçücük çocukların şiir okuyan sesleri beni inanılmaz mutlu ediyor. Aşağıdaki 23 Nisan marşını az söylememişizdir hepimiz.

Sanki her tarafta var bir düğün,
Çünkü en şerefli en mutlu gün
Bugün 23 Nisan
Hep neşeyle doluyor insan.

İşte bugün bir meclis kuruldu,
Sonra hemen padişah kovuldu.
Bugün 23 Nisan
Hep neşeyle doluyor insan

Bugün Atatürk'ten bir armağan
Yoksa tutsak olurduk sen inan
Bugün 23 Nisan
Hep neşeyle doluyor insan.

Atatürk'ün dünya çocuklarına armağan ettiği bu güzel günümüzü, ben de başta çocuklar olmak üzere, hepimiz için kutlu ve mutlu olmasını diliyorum.





10 Nisan 2017 Pazartesi

Yatak odası dekorasyonunda bahar etkisi

Evinizde bahar adımları duyuluyor mu? 
Mis gibi bahar dalları bahçeleri sarmışken evinizde neler oluyor? 

Hava henüz çok sıcak değil ama güneşin varlığı sabahlarımıza huzur ve mutluluk olarak doğuyor. İşe, okula giderken daha kolay kalkmaya başladık. Günler uzadıkça günlere sığdırdığımız etkinlikler de artıyor. Bir mutluluk şarkısı çalıyor radyolarda.

Oturma odası ile çıktık yola, sıra yatak odasında. Bakalım yatak odasında ne tip değişiklikler yapabiliriz bahar için?

Perdelerle özgürlük

Pamuklu kumaştan pastel renkli bir gölgelik ve incecik tüllerle yatak odasının ışık miktarını ve enerjisini arttırmak mümkün. Halınızın ve mobilyalarınızın renk tonlarını göz önüne alarak perde renginizi seçebilirsiniz.  



Yan sehpalarda tazelik esintileri

Baharı yatak odasına taşımanın ikinci bir yolu da yan sehpanızda ne var ne yoksa bir yere döküp, gereksiz her şeyi kaldırmakla başlar. Sonra iyi bir aydınlatma, bir kaç dal taze çiçek ve güne mutlu başlamanızı sağlayacak bir motto çerçevesi ya da sizi güldürecek bir fotoğraf... Yatak odası aslında günün tüm yorgunluğunu üzerinden attığımız ve dinlendiğimiz bir yer olduğundan sade ve göz yormayacak bir dekorasyona sahip olması önemli.




Biraz da düzen zamanı!

Bahar ayı aslında bahar temizliğiyle beraber bütün odalarda düzenin tekrardan ele alındığı odalardan biridir. Siz de bu ayları ihtiyacınız olan düzeni evinize getirmek için kullanabilirsiniz. Küçük bir raflı dolap belki de aradığınız tüm depolama çözümlerini bir kaç sepet ve kutu yardımıyla size sunacaktır.

Yatak odanızda eşya yığınlarından rahatsızsanız, evinize bu baharda bir de ekstra depolama alanı ihtiyacını gözeterek bir bakın derim!
  


Flairflickers


Aynalarla ışık oyunları

Bahar, güneş, mutluluk, huzur derken hem güneşi daha uzun süre odada tutmak, hem de mutlu yüzümüze bakıp daha da gülümsemek için ayna şart. Odanızda değiştirilebilir bir ayna varsa onu değiştirip büyük ve odanızın tarzına uyan bir aynayla değiştirebilirsiniz. Ya da ben becerikliyim, kendi işimi kendim yaparım derseniz de kendi aynanızda farklı DIY projeleri geliştirip farklı bir görüntü katabilirsiniz.



Bloglovin

Huzur ve mutluluk biz kendimizi ifade edebildiğimiz, kendimizi gerçekleştirebildiğimiz sürece bizimle oluyor. Aynı şey evlerimiz için de geçerli. Yaşamaktan zevk aldığımız ve bizi yansıtan evlere sahip olmamız dileğiyle. Sevgiler!

Patatesli Gül Böreği Tarifi

Merhabalar, Bu aralar gelen giden misafirimiz çok. Sağ olsun tüm arkadaşlarımız, yakınlarımız Ece'yi görmeye geliyor, mutluluğumuzu...