Bir süredir yazamıyorum, yazmak içimden gelmiyor. İşten çıkıp eve geldiğimde Erkan eve gelene kadar haberlerde ne var ne yok diye bakıyorum. Bakmasam bihaber olacağım ama son zamanlarda haberlere bakmak da beni depresyona sokuyor. Şaka gibi bir ülkede yaşıyoruz. Tabi bu ülkeyi bu hale getiren de biziz direkt ya da dolaylı yoldan. Hiç kimse bunu inkar edemez. Aslında herkes etkisinin farkına varsa ve bir şeyler yapsa belki bu kadar kötü bir gündemimiz olmayacak.
İnsanlığımızdan korkuyorum canlı bomba haberlerini gördükçe. Nasıl bir zihniyettir bu? Nasıl bir vahşiliktir ? Masum insanların ölümüne sebep olmayı göze alacak kadar gözü dönmüşlük beni korkutuyor. Sadece terör de değil, ülkemiz bu aralar üzücü haberler konusunda pek zengin maalesef. Kadın cinayetleri, çocuk istismarları ve bir Ali Ağaoğlu gafı var ki, akıllara zarar. Gülsek mi ağlasak mı halimize belli değil.
Yazamadım uzun zamandır, içimde umutlarım kararmış. Ama herşeye inat , herkese inat yaşamak lazım. Hepimiz depresyona girip içimize kapansak, bizi kim kurtaracak bu durumdan ? Kimse! Bizim sessizliğimiz , her şeyi kabullenişimiz bize bunu yapanlara yanına kar bırakacaktır. Hayır kardeşim, her şeye inat yaşayacağız. Her şeye inat umudumuz olacak ve doğru insan olmaktan ve doğru insanlar yetiştirmekten vazgeçmeyeceğiz.
Her gün doğumu bir umudu getirir yanında, umut dolu günlerimiz olsun.
Çok sevdiğim bir söz var, Gandhi'nin yanılmıyorsam : "Dünyada görmek istediğimiz değişim olmalıyız. "
Bahar geliyor, değişimin, dönüşümün mevsimi. Hayatımıza da bunun yansıması dileğiyle.
24 Mart 2016 Perşembe
29 Şubat 2016 Pazartesi
Banyo Fikirleri
Merhaba,
İnternetimiz yok, henüz kurulu düzenimiz yok derken nihayet hepsi oldu ve artık blog yazma zamanı. Bahanem kalmadı, evi de bu hafta sonu yerleştirdik, mutlu ve huzurluyum artık. Geçtiğimiz Cumartesi tam da istediğimiz muhitte, ağaçlık bir sitede ev tuttuk. Yakında eve dair de fotoğraflar koyacağım, çok güzel oldu burada eşyalarımız. Evde banyoda neler yapmalıyım diye kafa yoruyorum bu aralar ve biraz araştırma yaptım internette. Size de banyonuz için fikir verebilecek fotoğrafları paylaşıyorum.
Açık renk duvarlar kesinlikle çok ferah. Duvarların beton olmasının dezavantajını iyi bir havalandırma sistemi ile ortadan kaldırabilirsiniz. Bizimkisi şu an eski bir apartman olduğu için klasik seramik duvarlı. Onda seçeneklerim sınırlı ama kendi tarzımı yansıtmalıyım oraya da sınırları zorlayarak.
Yaprak desenli banyo perdesi de banyoya farklı bir hava katmış.
Aynanın üzerine konulan ışıklar aydınlatma kalitesini arttırır. Güne ilk başlarken girdiğimiz odalardan birisi de banyo olduğu için güne güzel başlamak için "motto"larınız ile banyo duvarlarınızı süsleyebilirsiniz.
Banyoya bir parça renk katmak size iyi gelecektir.
Ne dersiniz, bu banyoların hangisi en güzel sizce? Sizin banyo için verebileceğiniz fikirler neler?
Hayalleriniz doğru bir adım daha attığınız, hayatın keyfini çıkardığınız, mutlu, huzurlu bir hafta olsun.
Sevgiler,
7 Şubat 2016 Pazar
Evde bir pazar günü
Bir hafta daha ne çabuk geçti? Pazarları günü uzata uzata yaşamayı seviyorum. Sakin, huzurlu, sanki Ege'de bir sahil kasabasında akan gün gibi. Bu sabah Erkan'la kahvaltı yaptık sonra da onu arkadaşlarıyla buluşmak üzere İstanbul'a yolcu ettim.
Evde Radyo Voyage'ı açtım ve eşimin yeni yıl hediyesi Hint tütsülerinden birini yaktım. Yavaş yavaş evi temizledim, düzenledim. Değişiklikler yaptım salonda. Yılbaşı dekorlarını henüz kaldırmamıştım. Onları toplayıp bir kısmını ortak bir kısmını ayrı biriktirdiğimiz, bazıları da hediye olan şehir biblolarını çıkarttım yerlerine. Güzel oldu. Bu evi özleyeceğim, doyasıya yaşayamadım yoğunluktan.
Çiçekleri ve nostaljik eşyaları çok seviyorum. Ev dekore etmenin insanı en mutlu eden tarafı da sevdiklerini evine yansıtması ve bunun verdiği huzur. 😊
Sevgiler herkese iyi haftalar şimdiden. Ben de "Kafamda Bir Tuhaflık" okumaya devam edeyim. Yazmak istediğim daha çok şey var ama başka sefere kalsın.
6 Şubat 2016 Cumartesi
Çizgi Dünyası
Çizgi, çocukken elimize kalemi alıp bir şeyler karalamaya başladığımızda ilk yaptığımız şeylerden biri. Çizgi, üniversite yıllarımdaki ilk teknik resim ödevimde korkulu rüyam ve ilköğretim yıllarındaki defterlerimizin açık mavi sayfalarının kahramanı.
Evde çizgi desenini kullanmak biraz cesaret ister, ama eve fazlaca da dinamizm katar. İster bir odada, ister tüm odalarda, duvar kağıdı, yastık kılıfı, masa örtüsü, koltuk deseni, tablo gibi bir çok yerde kullanabileceğiniz çizgi deseni evinize düzen duygusu getirecektir.
Modern, klasik, Provence, country, retro gibi bir çok tarzda çizgili ürünler bulabilirsiniz, dolayısıyla eviniz, odanız hangi tarzda olursa olsun çizgili bir ürünü çok rahat kombinleyebilirsiniz.
Çizgiler kalınlıklarına, yatay ya da dikey olmalarına göre bakanda farklı etkiler yaratır.
Bu sebeple evde bu deseni-özellikle de duvar kağıdında kullanırken- dikkat edilmesi gereken bazı noktalar var. Örneğin dar bir odada genişlik hissi yaratmak için enine çizgili ürünler kullanın, alçak tavanlı, basık bir odada da yükseklik hissi vermek adına boyuna çizgili ürünler kullanılmalıdır.
Güçlü bir renkteki kalın çizgiler çarpıcı bir etki yaratırken (örneğin, kırmızı kalın enine çizgili bir yastık düşünün- pastel tonlardaki çizgilerse daha yumuşak bir etki bırakır. Zemin rengiyle çizgilerin kontrast renklerde olması da onun ilgi çekiciliğini arttırır. (Örneğin sarı-mor, ya da siyah-beyaz.)
Duvar kağıdında çizgi deseni kullanmayı düşünürseniz, küçük mekanlarda ince çizgiler, büyük mekanlarda kalın çizgiler kullanılmalıdır. Dar bir koridorda enine çizgili bir halı kullanımı da genişlik hissini arttıracaktır.
Sizin İçin Araştırdıklarım
Güzel bir Cumartesi diliyorum. Mutlulukla kalın.
30 Ocak 2016 Cumartesi
İyi fikirler
Merhabalar, nasılsınız ? Ocak da çok hızlı geçti. Gerçi artık geçmesini de istiyorum. Son 4 gündür hastayım. Kış bitsin, bahar gelsin artık. Gerçi kışın evde olması çok güzel kesinlikle, ama dışarı çıkmak gerektiğinde işler değişebiliyor.
Çok yakında Bursalı olacağız. Yeni bir şehir, yeni bir iş, yeni bir ev hepsi beni çok heyecanlandırıyor. Henüz ev bulamadık ama evle ilgili şimdiden kafamda fikirler var.
Bir kere geniş bir mutfağı olmalı. Burada mutfağımız çok küçüktü. Açık rafları olmalı. Aradığını anında bulmalısın. Tabi çok fazla dağınık görüntü yaratmamak adına kapalı dolapları da yeterli miktarda olmalı.
En önemlisi de iyi ışık almalı. Hatta tam lavabonun arkasında penceresi olsa ve pencere pervazında minik çiçek saksıları olsa.
Beyaz olsa, ışıkla daha da aydınlanıp evin en güzel odası olsa. Yemek kitaplarımı koyacak bir kaç raf olsa.
Boş vakitlerimin çoğunu keyifle orada geçirip limonlu, tarçınlı kekler yapsam.
Çok şey mi istiyorum ? 😊
Güzel bir hafta sonu diliyorum. Yarın 27. yaş günüm. Bir yaş daha büyürken sağlık mutluluk huzur ve dün tekrar izlediğimiz "Dead Poet Society'den" de esinlenerek anı daha fazla yaşamayı -carpe diem- ve içimdeki sanata yönelik özellikleri daha fazla dışa çıkaracak işler yapmayı diliyorum. Ve sevdiklerimle daha fazla vakit geçirmeyi. Zaman akıp gidiyor.
Sevgiler!
Beyaz olsa, ışıkla daha da aydınlanıp evin en güzel odası olsa. Yemek kitaplarımı koyacak bir kaç raf olsa.
Boş vakitlerimin çoğunu keyifle orada geçirip limonlu, tarçınlı kekler yapsam.
Çok şey mi istiyorum ? 😊
Güzel bir hafta sonu diliyorum. Yarın 27. yaş günüm. Bir yaş daha büyürken sağlık mutluluk huzur ve dün tekrar izlediğimiz "Dead Poet Society'den" de esinlenerek anı daha fazla yaşamayı -carpe diem- ve içimdeki sanata yönelik özellikleri daha fazla dışa çıkaracak işler yapmayı diliyorum. Ve sevdiklerimle daha fazla vakit geçirmeyi. Zaman akıp gidiyor.
Sevgiler!
24 Ocak 2016 Pazar
Yollarda iki hafta
Highway Outlet-Bolu
(Bolu-Ankara arasında hem alışveriş, hem yemek için durabileceğiniz güzel bir yer. Avrupa'nın en büyük outleti olarak tanıtılıyor.)
Bolu-Ankara Yolu (Bugün)
Merhaba, nasıl geçti son iki haftanız? Yeni başlangıçlar yaptığınız şeyler oldu mu yeni yıl adına? Biz bu son iki haftada leyleği havada gördük. Geçtiğimiz hafta sonu Bergama'daydık, bu hafta sonu da Ankara'daydık. Yorucu oldu ama çok güzel geçti, ailelerimizi görmüş olduk, hasret giderdik. İki tarafta da doğum günü kutlamamı yaptık. :) Henüz doğum günüm gelmeden iki kutlama yapmış oldum, 27. yaşım bayağı şenlikli olacak herhalde.
Bu hafta sonu hava sıcaklıkları tüm Türkiye genelinde düştü sanırım, kar içinde gittik ve döndük. Karda arabayı da mecburen daha yavaş sürdüğümüzden normal süresinden daha uzun sürdü yollar, gidiş dönüş 14 saat civarı oldu. Giderken akşam gittiğimizden kitap okuyamadım ama dönüşte fırsat bu fırsat daha önce başlayıp yarım bıraktığım Orhan Pamuk'un "Kafamda Bir Tuhaflık" romanına tekrar başladım. Artık hayatıma daha fazla kitap almayı istiyorum. Bitirdikçe de sizinle kitap hakkındaki fikirlerimi paylaşacağım.
Eve her dönüş ayrı bir mutluluk. İnsanın evi gibisi yok.
Aşağıdaki son fotoğrafı da Üsküdar-Beşiktaş vapurunda son finalimden dönüşte çekmiştim.İstanbul'da gün batımına ba-yı-lı-yo-rum! Tüm derslerimi AA alıp geçmenin de yıllar sonra tekrar öğrenciliğime dönmenin de tadı hiç bir şeye benzemiyor tabi ki.
Hepinize iyi haftalar, tüm gün batımlarınız mutluluk ve huzurla olsun.
Sevgiler,
7 Ocak 2016 Perşembe
Yeni yıl, yeni kararlar
Genelde hep yeni yıl nasıl yeni bir takvime başlangıçsa hayatımızda da yeni başlangıçlara vesile olsun isteriz. Çoğu zaman kendimiz için yeni kararlar alırız. Bunların bir kısmı gerçek olur, bir kısmı belki gelecek yıllara kalır. Ama ne olursa olsun hayalleri gerçeğe dönüştürmeye çalışmaktan vazgeçmemek lazım. Aslında çoğu şey beyinde bitiyor. Yapmaya kararlıysanız sizi kimse tutamaz. Zihnimiz ancak bizim koyduğumuz sınırlarla sınırlanır. Bu sebeple asla hayallerinizin izinden ayrılmayın ve onları gerçek yapın.
Ben de bu yıl artık hayatımda izlemek istediğim yolu ciddi anlamda çizmeye karar verdim. Son bir yıldır iş temposundan yapmak istediğim çoğu şeyi yapamadım. Tenis oynuyordum, bırakmak zorunda kaldım, blog yazmak - ya da yazı yazmak - hayatta en sevdiğim şeylerden biri ama çok az zaman bulabildim geçen sene. Aynı şekilde sıkı bir dergi takipçisi ve kitap okuyucusuydum, 2015'te çoğu şeyi rafa kaldırdım. 2015 başından itibaren hem yaşadığımız sağlık sorunları hem de zamansızlık, iş özel hayat dengesizliği sebebi ile beni mutsuz etti. Ondan bittiği için çok mutluyum hayatımdan bir yılı götürse de. Ve 2016'dan da çok umutluyum. Bu sene daha çok kendime zaman ayırmayı istiyorum önce. Çünkü gelişim önce insanın kendini fark etmesi ile olur.
Bu yıla dair kararlarımdan biri de insanların dediklerine çok aldırmamak. Sevgili dostum Duygu'mun bana hediyesi bu 3 maymunun kulaklarını kapatana çok manidar bir yılbaşı hediyesi oldu. :) Sen kendinin ne olduğunu ve yaptığını bildikten sonra başkalarının özellikle de seni yeterince tanımayan insanların ne dediğinin bir anlamı yok. Herkes kendi yol çizgisinden sorumludur. Ve bazen bilmek gerekir ki söz gümüşse sükut altındır. Rahmetli anneannemin hep söylediği bir sözmüş bu. Adaşım olarak ben de aynı şeyi tercih ediyorum.
Genelde hayatta karşılaştığımız çoğu sorun empati yoksulluğun çıkıyor. Savaşlar, kavgalar, ölümler, anlaşmazlıklar, uzun süren toplantılar... Ben bu konuda iyi bir noktada olduğumu düşünüyorum. Ama yine de 2016'da daha fazla empati yapmayı ve daha fazla sosyal sorumluluk sahibi bir insan olmayı diliyorum.
Genelde hayatta karşılaştığımız çoğu sorun empati yoksulluğun çıkıyor. Savaşlar, kavgalar, ölümler, anlaşmazlıklar, uzun süren toplantılar... Ben bu konuda iyi bir noktada olduğumu düşünüyorum. Ama yine de 2016'da daha fazla empati yapmayı ve daha fazla sosyal sorumluluk sahibi bir insan olmayı diliyorum.
Daha çok dekorasyonla ilgilenmek istiyorum. Evle ilgilenmeyi çoktan bıraktım gittim. Yılbaşı akşamı çalıştığım için evde değildim ama yılbaşı ağacı kurmuştum önceden. Yeni yıl öncesi evde yılbaşı dekorasyonu ile ilgili yazı yazmayı istiyordum ama fotoğraflamak bu güne nasip oldu.
Yazacak daha çok şey var. Bugünlük bu kadar olsun. 2016 hepimiz için güzel bir yıl olsun. Değişim bir fikirle başlar. Sadece düşünmek için zaman ayırın ve kendi değerinizin farkında olun.
İyi akşamlar herkese.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Patatesli Gül Böreği Tarifi
Merhabalar, Bu aralar gelen giden misafirimiz çok. Sağ olsun tüm arkadaşlarımız, yakınlarımız Ece'yi görmeye geliyor, mutluluğumuzu...
-
Eylül aylarını oldum olası çok severim. Okulun başlangıç dönemi olmasının yanında genelde hayatımızda da yeni başlangıçlara yer açtığımız b...
-
Ankara'ya yolunuz düşerse ve değişik, tarihi bir semt görmek isterseniz yolunuzu Beypazarı'na çevirebilirsiniz. Beypazarı, Ankara...
-
Yazı daha çok severim ama sonbaharın da ayrı bir tadı var. Eylül bitmek üzere, bu ay evlilik yıl dönümümüzü, eşimin ve abimin (maalesef uza...











































